BİST

Dolar

Euro

Altın

 GİZLİ DEĞİL ARTIK ALENİ SAVAŞ VARI!
19.07.2022 10:24



    Bir ülkeyi, "Geri kalmışlık" içerisinde bırakmak istiyorsanız bunun en iyi yolu; o ülkeyi, terör, kargaşa, kaos, bunalım, adına ne derseniz deyin, sürekli olarak bunlarla meşgul etmelisiniz. Yıllarca başımıza sardıkları PKK belası, gezi eylemleri, 15 Temmuz ve Türkiye'ye yönelik bilinen ve bilinmeyen bir çok operasyonlarla geldiğimiz nokta bu...

    Bunlardan dolayı ne bilimsel bir çalışma veya araştırma yapabilirsiniz ne de gelişme ve ilerlemeye dair her hangi bir şey. Çünkü sizi başka hayati şeylerle meşgul ediyorlar. En basit örneği, 15 Temmuz'un altıncı yıl dönümünde hala fetö belası ile uğraşıyoruz. Bizi kontrol altında tutmak için yarın başka birşeyi başınıza sarabilirler. 

    Tarihte savaşların nedenlerine baktığımızda ideolojilerin inhisarcılığını görürüz. Ülkeler veya milletler kendi ideolojilerinin hakim olabilmesi, kendi çıkar ve menfaatlerinin korunabilmesi için nasıl acımasız bir şekilde davrandıkları, insan hayatının onlar için hiçbir anlamı olmadığını görürüz. 

    Bütün bunları üst üste koyarsak, son yüz yılda olan savaşların asıl ve görünmeyen nedeninin "Gıda, su ve enerji" olduğu Rusya-Ukrayna Savaşı ile günyüzüne çıktı. 

    Kendimize şöyle bir bakalım bu savaşın neresindeyiz? Tam da merkezinde.

    Dünyada kendi kendine yeten bir kaç ülkeden biri olduğumuz bir gerçek. Ama bu böyle devam eder mi ona bakmak lazım. 

    Öncelikle en az Savunma Sanayimiz kadar önemli olan tarıma, hayvancılğa, suyumuza ve enerji üretimine ne kadar önem veriyoruz?

    Her geçen gün ekilebilir tarım arazilerinin oranının düşmesine neden engel olamıyoruz? Boşa akıp giden sularımızı neden kontrol altına alamıyoruz? Yer altı barajlarımızı ve yer altı sularımız konusunda yeterli çalışmayı neden yapamıyoruz?

    Ülkemiz toprakları küçükbaş hayvancılığa uygunken neden hala büyükbaş hayvancılıkta ısrar ediyoruz?

    Tarım arazilerine neden sanayi tesisleri kurulmasına veya imara açılmasına izin veriliyor? Erezyon nedeniyle kaybedilen tarım arazilerini söylemiyoruz bile...

    Bu ve benzeri soruları çoğaltabiliriz. 

    Bugün kendi kedimize yeter durumdayız belki ama yarın yetmeyeceği kesin. En verimli şekilde kullanılmayan sınırlı olan topraklar, bir gün sürekli artan nüfusu besleyemeyeceği aşikar.

    Peki neden bu güne kadar bunlara bir çözüm bulunamadı? Ve en önemlisi, "Milli Tarım Politika"mız oluşmadı? Oluşmuşsa da neden bunun yansımalarını göremiyoruz?         Başa dönelim. Hem de en başa. İstikla Savaşını en imkansız halde kazanmışız ama son derece önemli insan unsurunu kaybetmişiz. Tarlaları ekip-biçecek insanımız yok denecek kadar az. Bir takım atılımlar yapılmış, çalışmalara başlatılmış ama yetersiz. Yanmış, yıkılmış, talan edilmiş, insanı yorgun, bitkin, yaralarını sarmaya çalışan bir ülke.

    Hemen arkasından İkinci Dünya Savaşının getirdiği kıtlıklar üstüne üstlük baskı ve zulümlerin olduğu insanımızın asla unutamayacağı şeflik dönemi.

    Türkiye 60 lı yıllarda biraz toparlanmaya başlamış  ama hemen arkasından ihtilal olmuş ve ülkemiz bir kez daha geriye atılmış.

    Ve ondan sonra her on yılda bir ya ihtilal olmuş ya anarşik olaylar alabildiğine fazlalaşmış ya da terör örgütleri başımıza musallat edilmiş. Yani başımızı kaldırdığımız anda başımıza vurulmuş. Milli Tarım Politikamız hiç olmamış.(Elbette beyinleri ve mideleri ile dışarıya bağlı siyasilerimiz sayesinde)     

Bugün geldiğimiz noktada son yüz yılda üstü örtülü gizli bir gıda savaşının olduğu ayan beyan ortaya çıkmıştır. 

    Bahanelere mi sığınalım? Elbette hayır. Ancak başımıza gelen her belanında bir nedeni olduğunu unutmayalım. Peki milli birlik ve beraberliğimiz oluşmuş mu? Siyasilerimiz milli bir mesele karşısında birleşmişler mi? Politikacılarımız çıkar ve menfaatlerini ülke çıkar ve menfaatlerinden üstün tutmuşlar mı? Dışarıdan beslenen medya ve siyasiler sayesinde ülke ne hale getirildi?

    Bütün bunların ışığında, gıda savaşları ile su ve enerji savaşanı aynı anda değerlendirmemiz gerektiği gerçeğini de asla unutmayalım. Peki ne yapalım?

    Kendi menfaatleri için dünyayı ateşe vermeye çalışanlara karşı mutlaka bir savaş verilmeli. Gizli bir elin dünyada tarımda tekelleşmeye gittiğini açık bir şekilde görelim. Tarımsal ürünlerin ihracatına mutlaka sınırlar koyalım. 

    Milli tohum ve gübre konusunda milli hassasiyet göstermemiz, topraklarımızın en verimli bir şekilde bilimsel metodlarla kullanmamız gerektiğini asla unutmayalım. 

    Topraklarımızı bilinçsiz bir şekilde kullanarak öldürdüğümüzü görelim artık. Bunun içinde, bilim ile tarımı, tarım ile teknolojiyi mutlaka ama mutlaka birleştirmemizin elzem olduğunu aklımızdan çıkarmayalım. 

    Dünyada gıdayı kontrölleri altına almaya çalışan ülkelere karşı kendi ülkemizi korumaya almanın yollarını acilen devreye sokalım. 

    Bu ülkeyi siyasi çıkarları uğruna feda etmeye kalkanlar bunun bedelini mutlaka öderler...

    İsmet Taş - İç Anadolu Birliği Genel Başkanı

    Dünya Muhabirler Birliği Türkiye Başkanı

    





    

     


İsmet TAŞ

  • Kerkük'ü Yedirmeyiz!
  • Ülkelerin Dostlukları Yalan!
  • ABD Mazlum Milletlere Yaşattığını Yaşatacak!
  • ILIMLI İSLAM VE DİNLER ARASI DİYALOG
  • Kudüs'e Bakış
  • "ENGEL, ENGEL TANIMAZ YANINIZDAYIZ"
  • 2018'de Ülkemizi Bekleyen Tehlikeler
  • Ecdadın Emperyalizm'e Diz Çöktürmesi
  • Aslanlar Kükredi!
  • Aslanlar Kükredi!
  • Afrin'in Perde Arkası
  • İÇAN Olarak Afrin Gazileriyle Görüştük
  • Kadına Şiddet, Çocuklara Vahşet!
  • Ağlama Gardaş
  • Kimsenin Korumasına İhtiyacımız Yok!
  • Emperyalizm Hainlikte Sınır Tanımaz
  • Dava Adamı Olmak
  • Tüneller Savaşı
  • Modern Dolandırıcılık
  • Nükleer Güçlenme
  • Batı Trakya'dan Gelen Öğrencilerin Çığlığı
  • Seçim Demokrasisi
  • Savaşçı Çocuklarımız
  • Çocukların Gözüyle Dünyaya Bakış
  • Sana Ülke Diyenin Yüzüne Tüküreyim
  • Liderlere Soruyoruz!
  • Ölümsüzleştirelim
  • 24 Haziran'dan Sonra Bizi Kim Yönetecek?
  • Seçimin Galibi: "Milletimiz"
  • Irkçılık ile Savaşımız
  • Halkın Parolası "869"
  • Gerçek Demokrasi
  • Türkiye Ekonomisinin Geleceği
  • Gurur Duydum
  • Siyasiler Halk Adamı Olun !
  • Yarasadan Dost Olmaz
  • Seçimlerde Kadınlarımıza Önem
  • Turan Yolu
  • Doğu Türkistan
  • Hepimiz Kardeşiz, Bu Kavga Ne Diye
  • "Ölü Dünya Dirilmeyi Bekliyor"
  • Polis - Millet El Ele
  • Küresel Güç ve Kenevir
  • Venezuela'nın Bize Olan İhtiyacı
  • Belediye Umudu
  • Vergi Haftası
  • İt Ürür Kervan Yürür
  • Vampir Batı
  • Çubuk'taki Cenazede Neler Yaşandı?
  • Ramazan'da İsraf Sofraları
  • Su Uyur Düşman Uyumaz
  • ABD ile S-400 Krizi
  • Berke Han
  • Medeniyetin Ana Kaynağı
  • Jonshan'ın mektubundan, Shanahan'ın mektubuna...
  • Türkiye'ye Ultimatom Vermeye Çalışanlar
  • İstiklalimiz, İstiklal Marşımız
  • G-20 Zirvesi
  • Ne Başbağlar'ı Ne Urumçi'yi Unuttuk
  • 15 Temmuz ve Küresel Kuşatma
  • Arapça Tabelalar Kaldırılsın Mı?
  • Suriyeliler Gerçeği
  • Bir Neslin Yok Edilme Projesinin Adı: LGBTİ
  • O Mübârek Bayrak, İşte Bu Bayrak!
  • Bastığın Yerleri Toprak Diyerek Geçme, Tanı!
  • Devlet-i Aliyye-i Osmaniye
  • Gerçek Demokrasi Bu Mu?
  • Ciğerlerimiz Yanıyor!
  • Ekonomiyi Nasıl Düzlüğe Çıkartırız?
  • Hainin Dili İle Konuşan Haindir!
  • Kızılderili Soykırımı Anıtı Dikelim!
  • Otizm Değil, Cehalet Bulaşıcı...
  • Gençliğe Ne Verip Ne Almak
  • İslamofobi ve Müslüman'a Saldırı
  • Siyah Cuma Satışı!
  • Hatunlarımız, Hanımlarımız
  • Poşet Meselesi
  • Bu Yapılanlar Kimin Adına?!
  • Dünya Siyasetini Okumak
  • Libya Meselesi Suriye Gibi Olur Mu?
  • Deprem Hazırlığı
  • Kimse KKTC Cumhurbaşkanı'na Kızmasın!
  • Suriye'de Olan İşimiz
  • Hitler Yunanistan'ı
  • Korona'nın Çaresi
  • Mehmet Çilingiroğlu’nun, “Türkiye ABD’ye beş basar” Sözü
  • Bir Dünya Yardım
  • Önce İnsanlık!
  • Zor Günlerin İlacı: Birlik ve Beraberlik
  • Dik Olalım, Diri Olalım !
  • Covid-19 Hedefine Ulaşıyor Mu?
  • İçimizdeki Yunanlılar!
  • Uluslararası Dini Özgürlükler Raporu
  • İzmir Şehir Devleti'nin Kurulmak İstenmesi Neyin Başlangıcı?
  • Sonsuza Dek Adalet, Sonuza Dek Hürriyet !
  • Kadına Şiddet Nasıl Önlenir?
  • Osmanlı Gerçeği
  • Kerbela'yı Anlamak
  • Türkiye Güç Merkezi Olmalıdır
  • İÇAN'dan Dünya Kamuoyuna Duyuru
  • Ermeniler de Kim?
  • Ermenistan Kime Güvenerek Dayılanıyor
  • Ya Resulallah Doğum Günün Kutlu Olsun
  • Tecavüz Adasının Hesabı Sorulsun
  • Gerçekleri Haykırma Zamanı Geldi
  • İslam'da Yardımlaşma ve Dayanışma
  • Tel Aviv İslam Üniversitesi
  • Demokrasi ve Milli Güç
  • Stratejik Aklı Kullanmak
  • Dost Muyuz Düşman Mı?
  • Macron’un İslam’a ve Onun Değerlerine Saldırıları
  • İslam ve Değerlerine Saldırı Devam Ediyor
  • Dünyayı Yönetenler
  • Zafer Çadırı
  • Erken Seçim
  • Halk Ne İstiyor?
  • Kerbela'yı Anlamak
  • Kudüs'ün Meryemleri
  • Karabağ Zaferine Farklı Bir Bakış Açısı
  • KAZAKİSTAN OLAYLARININ PERDE ARKASI!
  • KDV İNDİRİMİ FİYATLARI UCUZLATIR MI?
  • TUTSAK ŞEHİR KUDÜS
  • ABD İSTEMEDİĞİ SÜRECE, UKRAYNA SAVAŞI BİTİREMEZ!
  • SAVAŞIN ÇOCUKLARINA AYRIM GÖZETİLMESİ İNSANLIĞIN YÜZ KARASIDIR.
  • ULUSLAR ARASI ARENADA, TÜRKİYE GERÇEĞİ
  • ZELENSKY NE YAPMAYA ÇALIŞIYOR?
  • RUSYA-UKRAYNA SAVAŞINDAN ÇIKARTMAMIZ GEREKEN DERSLER
  • NATO, TÜRKİYE'Yİ KORURMU?
  • TÜRKİYE EMPERYALİZMİN KISKACINDAN NASIL KURTULUR?
  •  GİZLİ DEĞİL ARTIK ALENİ SAVAŞ VARI!
  • HİCRETİN 1444. YILI VE MUHARREM AYINDA
  • HİCRETİN 1444. YILI VE MUHARREM AYINDA
  • HİCRETİN 1444. YILI VE MUHARREM AYINDA
  • ISINAN SULARIN KAYNAMAYA BAŞLAMASI, İÇ SAVAŞ TAM TAMLARININ ÇALMASI!
  • ESAD İLE BEYAZ BİR SAYFA AÇILABİLİR Mİ?
  • "TEMCİT PİLAVI!"
  • TOPUNUZ BİRDEN GELİN!