BİST

0,00

%0,00

Dolar

0,00

%0,00

Euro

0,00

%0,00

Altın

0,00

%0,00

Gündem
Farklı Dillerde Eğitim
11.11.2019 10:02
Son günlerde farklı dillerle eğitim ve Kürtçenin görünür kılınmasına dair belli çevrelerden talepler geliyor. Bu bağlamda HDP milletvekili Erdal Aydemir meclis kürsüsünde Zazaca konuşarak bu talepleri en yüksek noktaya taşıdı. İYİ partililer meclisi terk etti, MHP ve AKP ise bu tahrike cılız tepkilerle karşılık verdiler.

Aydemir'in çıkışı masum değil. Konuşma metnini kağıttan okumasından da anlaşılacağı gibi kendisi ya Zazaca bilmiyor veya en azından okumadan konuşacak kadar bu dile vakıf değil. Yani aslında bilmediği bir dili savunuyor. Partilerden tepkiler yükselince de " iki cümle Zazaca konuşmama bile tahammül edemediniz," dedi. Zaten o konuşma bu cümleyi söylemek içindi. Zazaca konuşan ama HDP/PKK ile mesafeli olan vatandaşlarımıza bakın iki cümle Zazaca konuşmama bile tahammül edemiyorlar mesajı verildi.

Bunun adı dünyanın her yerinde bozgunculuktur. Mesele bir dilin konuşulması veya konuşulmaması değil, mesele gösterilen tepkiler üzerinden bir kitleyi devletten koparmak, zayıf vatandaşlık alanlarını genişletmektir. Bu tabir Weizman'a ait. Haksızlığa uğradığını, devlet tarafından ötekileştirildiğini düşünen kesimlerin yurttaşlık bağında zayıflamalar başgösterir. Özellikle güneydoğuda zamanında yapılan yanlışlar ideolojik ajitasyonun konusu da olunca geniş bir zayıf yurttaşlık alanı oluşmuştur. Aydemir konuşmasına tepki gösterileceğini biliyordu ve zaten o konuşmayı da bu tepkiler için yaptı.

Geçtiğimiz günlerde İzmir Belediye Başkanı Tunç Soyer'de," artık Kürtçe hizmet vereceklerini," söyledi. CHP'nin kurumsal görüşü de farklı değil, Kılıçdaroğlu'nun Kürtçe eğitimin bir insan hakkı olduğuna dair bir çok beyanı var. CB Erdoğan rabia işareti yaparken tek vatan, tek bayrak, tek millet ve tek devlet derken tek dil kavramından dikkatle kaçınıyor. Dil meselesinde, siyasal İslamcılar, sosyal demokratlar ve ayrılıkçılar aynı noktada buluşuyor. İlk ikisi bunu bir demokratikleşme ve insan hakları meselesi olarak görürken diğeri uluslaşma yolunu açmanın bir anahtarı olarak görüyor.

Dünyada milletleşme vetiresini tamamlayamamış bütün etnik hareketlerin bir numaralı talebi ana dilde eğitimdir. Ortak bir dil yoksa ortak bir kültür ve buna bağlı olarak ortak bir gelecek talebi de olmayacaktır. Kürtçe, bir çok diyalektten oluşuyor. Bunların bir çoğu birbirini anlayamayacak kadar birbirinden uzak. Ortak duygular oluşturmak, bir mesajın herkes tarafından anlaşılmasını sağlamak için ortak bir dile sahip olmak şart. Bunun yolu da bu diyalektlerden birini -eğitim sisteminin içine alarak- standartlaştırmak ve herkesin bu dili öğrenmesini sağlayarak ortak bilinç oluşturmanın aracı haline getirmek. Dil sadece bir iletişim aracı değildir, dil aynı zamanda bir kimlik oluşturma, ulus inşa aracıdır. Birbirini anlayamayan bir toplum ortak duygular üretemez, milli hedefler etrafında seferber edilemez.

Alman filozof Herder, Osmanlı'nın parçalanmasını ortak bir iletişim dilinin olmayışına, farklı ve birbirinden kopuk dil kümelerinin varlığına bağlar.Birbiriyle konuşamayan bu topluklar hiç bir zaman kaynaşmış bir tolum oluşturamamıştır. Sanılanın aksine türdeş bir Osmanlı milleti yoktur. Osmanlı şemsiyesi altında topluluklar vardır. Birbirini anlamayan, bir biri ile konuşamayan, dolayısıyla aynı amaç etrafında mobilize edilemeyen topluluklar. Osmanlı zayıflayınca da zaten kapalı bir hayat yaşayan bu topluluklar kopup gitmişlerdir. Onun için Namık kemal gibi düşünürler Osmanlı'nın bu topluluklara kendi dilini öğretememesini eleştirmişlerdir. Osmanlı'da bu zaafını anlamış 19. yüzyılın ilk yarısından itibaren Türkçeyi topraklarının her tarafında birinci dil haline getirmiş, 1876 anayasasına da devletin resmi dil olarak Türkçeyi koymuştur.

Bugün Osmanlı'nın vazgeçtiği, kendisini bölen sebeplerden biri olan çok dillilik yeniden canlandırılmak isteniyor.Mesele demokratikleşme gibi gerekçelere dayandırılsa bile gerçek hedef bu ülkede dil parçalanması yoluyla farklı dil bölgeleri oluşturmaktır. Günümüzde sınırlar dillere göre çizilmektedir. Dil etnikleştirilen, sınırları belirleyen, farklı olmanın yegane göstergesi olan bir faktör haline gelmiştir. Belçika, dil farklılığı yüzünden dil bölgelerine ayrılarak bölünmüştür.Flamanlarla,Fransızca konuşanlar arasında neredeyse ortak hiç bir bağ kalmamıştır. Böyle bir düzenleme ile -etnik taleplerin- tavsayacağını düşünen varsa yanılıyor. Zira, ana dilde eğitimin olduğu bir çok ülke parçalanma tehdidi ile karşı karşıyadır. İspanya'nın Katalonya'sında Katalanca birinci dildir, kendi meclisleri, başbakanları vardır ama bu Katalan milliyetçiliğini kesmemiş, geçen yıl ayrılma referandumu yapılmıştır. Kanada'nın Quebec bölgesi de bir devlete ait her imkana sahip olmasına rağmen iki defa ayrılma referandumuna gitmiştir. Quebec'i merkezi yönetime bağlamak için çıkarılan dil yasaları Quebec'lileri merkezi yönetimden daha da uzaklaştırılmış, İngilizce neredeyse bölgeden kovulmuştur. Dil talepleri ulus içinde yeni bir ulus oluşturmak, farklılıkları derinleştirmek içindir. Dünyadaki hiç bir insan hakları belgesi kayıtsız şartsız ana dilde eğitime cevaz vermemektedir. Bunun şartı, bu hakkın ülkenin bölünmesi, egemenliğin tehlikeye atılması için kullanılmamasıdır. AİHM'e yapılan sayısız dil talebini Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi bu mesele milli devletlerin yetki alanındadır diye reddetmiştir. Kuzey ırak'ta 1929'dan beri Kürtçe eğitim verilmektedir. Bu ayrılıkçı talepleri kesmeye yetmiş midir, hayır. Aksine kabile asabiyesinden bir üst asabiye olan millet asabiyesine geçişi zorlaştırmış, bir Irak milletinin oluşumunu engellemiştir.

Bu bakımdan bu tip taleplere -insan hakları- gerekçesi ile sempati ile bakmak mümkün değildir. Farklı dillerle eğitim alan, Türkçeyi iyi öğrenemeyen kişilere eğitim aldıkları dillerde istihdam alanları açmak da gerekir. Ne yapacaksınız, Türkçeyi az bilenler için ayrı bakanlıklar, ayrı bir hariciye, ayrı mahkemeler ayrı üniversiteler, ayrı bir ordu mu kuracaksınız? Bir dil ile eğitim verdiğinizde, o dil ile istihdamın kurumlarını da oluşturmak zorundasınız.Bu da giderek farklı dilleri konuşan toplulukların birbirinden uzaklaşıp kopmasına neden olur. Kısacası bir yerde ayrı bir dil talebi varsa orada aslında farklı bir siyasi hakimiyet alanı oluşturma talebi vardır. Bu taleplere cevap verilirken aslında -ayrı bir devlet talebine- cevap verildiği unutulmamalıdır.

Not.Geniş bilgi için Bilgeoğuz Yayınları arasında çıkan Ana Dille eğitim, Milliyetçilik ve AB Hukuku isimli kitabıma bakılabilir.

İrfan SÖNMEZ

  • Askeri Sefere Çıkınca Rotamız Onunladır
  • Hitler Ne Öğretti?
  • Din, Siyasete Alet Oldu
  • Din, Siyasete Alet Oldu
  • Trump Sadece Suriye'yi Vurmadı
  • SİYASİ FARKLAR KARDEŞLİĞİMİZİN ÖNÜNE GEÇMEMELİ...
  • Nefret, Korkakların Dilidir
  • Partilerde Adalet
  • Hükümetten Korku Stratejisi
  • İdam
  • Adalet ve Demokrasi Arayışı
  • Toplumun Vicdani Duygusu
  • Yerel Seçimler
  • Dolmabahçe Kadrosu Hazır Kıta Bekliyor
  • Yeni Bir Yıl
  • Ahlak ve Müslüman
  • Yanlışı Savunmak
  • Seçime Doğru
  • Korku Siyaseti
  • İslam'ı Şirkten Kurtarmak
  • Nurettin Soyer Şimdi Mi Akıllara Geldi?
  • Türkeş Anısı ve Siyaset
  • YSK ve Cumhurbaşkanlığı Sorunu
  • YSK ve Cumhurbaşkanlığı Sorunu
  • İslamda Aile ve Tek Adam Yönetimi
  • Emevi İslamı
  • Apo'nun Mektupu ve Beka Söylemleri
  • Siyasi Çürüme
  • HDP ve 19 Mayıs
  • Bozuk Yargı
  • Müslümanların İslamofobisi
  • AKP'den İmamoğlu'na Büyük Hediye
  • Seçimde Her Yol Mübah Mı?
  • 15 Temmuz, Gerçek ve Mağdurlar
  • Suriyeli Meselesi
  • AYM Kararı'nın Ölçüsü
  • Devletin Adaleti
  • Milliyetçilik
  • Sessiz Milliyetçi Olmaz!
  • Malazgirt'ten Bay Kemal'e
  • Kemal Tahir'i Anlamak
  • Kolombiya-Farc Barışı Nasıl Başarıldı?
  • Suriye'ye Neden Müdahale Ettik?
  • Darbe Üzerinden Din Düşmanlığı
  • Yeni Bir Çözüm Süreci Mi?
  • 12 Eylül'ü Anlamak
  • Silah Bırakma Süreci
  • Yargı Reformu
  • Siyaset Dili ve Ahlağı
  • Dinin Siyasete Alet Edilmesi
  • Milli Sorumluluk
  • Münbiç Belirsizliği ve Ümmet Kavramı
  • HDP'ye Kayyum ve Hazine Yardımı
  • DEAŞ, El Kaide ve Sapkın Din Anlayışı
  • Din Muhasebesi ve Yorumu
  • Farklı Dillerde Eğitim
  • Hiçbir Günahkar Başkasının Günahını Yüklenmez
  • İslam Davası
  • CHP'ye Kumpas Mı Var?
  • Milliyetsiz İslam Telkinleri
  • Türkçe Eğitim
  • Siyasal Zafiyet, Sistem Krizi Doğurdu
  • İktidar İçin Her şey Daha da Zorlaşacak
  • Vatandaşlık Bağı ile Devletin Doğru Yönetilmesi
  • Korku Siyaseti
  • Dini Siyasete Feda Etmek
  • Otokrasi ve Demokrasinin Dili
  • Siyasetin Dine Etkisi
  • Savaş Halini İktidarın Devamı İçin Kullanmak
  • Elazığ/Malatya Depremi
  • BOP Uykusu
  • Türkiye'ye Yapılan Operasyonu İdrak Etme
  • Yanlış Siyasetin Sonucu
  • Kazanan Kim, Kaybeden Kim?
  • Milliyetçilik Kontrolü
  • Milliyetçilik Kimlerin Kontrolünde
  • Milliyetçilik Kimlerin Kontrolünde
  • Milliyetçilik Kimlerin Kontrolünde
  • En Büyük İntikam, Affetmektir
  • Selefi Akımlar
  • Vicdanı Olanı Affetmek İyiliktir
  • 12:50

    Adalet Bakanı: Covid-19 Testi Pozitif Çıkan Personeller Var

  • 12:07

    #Evdekal ile Vatandaşlara Siyasi Propaganda Yapan Milletvekillerine İthaf Olunur

  • 11:54

    Alparslan Türkeş'in Ölüm Yıl Dönümü

  • 11:22

    Virüs İle Mücadelenin Türk Tarihinde İbn-i Sina Dönemi

  • 13:04

    Büyük Dava Adamı Muhsin Yazıcıoğlu'nu Ölüm Yıl Dönümünde Rahmet ve Özlemle Anıyoruz

  • 09:43

    Çanakkale Zaferinin 105. Yıl Dönümü

  • 13:58

    Sağlık Bakanlığı'nın Çabaları Taktire Şayan

  • 12:57

    Diyanet'ten Açıklama: Cemaatle Namaz Kılmaya Ara Verildi

  • 10:27

    300 İtalyan Doktordan Korona Virüsle İlgili Açık Mektup

  • 09:49

    Prof. Dr. Atilla Bitigen'den Hipertonsiyon İlaçlarının Virüse Etkisi Hakkında Bilgilendirme