Piyasalar

TÜİK YİNE TÜYYİKLİK YAPTI

Punto:

Adıyamanlı Maho Ağa, eşeğini çaldıran marabası Abuzer’i üzgün bulmuş. Lo üzülme, alt tarafı bir
eşek. O ayarda bir eşek bulur gönderirim sana demiş. Abuzer sevinmiş. Gidiş o gidiş bir daha
dönmemiş ağa. Yıllar sonra hükümet konağında karşılaştığı ağa;
Lo Abuzer, “daha o ayarda bir eşek bulamadım. Ama söz bulunca göndereceğim” demiş. Ağasının
eline sarılan Abuzer; “Allah senden razı olsun ağam. Seni her gördüğümde eşeğimi görür gibi
oluyorum” Tüik verilerini her okuyuşumda Maho Ağa ve Abuzer hikayesini hatırlarım.

BANA TÜİK’LİK ETME!
Tüik yine yapacağını yaptı ve piyasaların gerçek ortamını koklamadan, halkın içine düştüğü çıkmazı
görmezden gelerek Kasım ayı enflasyonunu %0,87, yıllık enflasyonu ise %31,07 olarak ilan etti. Ne
garip ki, bu düşüşü her yıl yaptığı gibi yılın sondan bir önceki ayına denk getirdi. Hükümet bir ay sonra
emeklisine ve çalışanına kanun gereği TÜİK rakamları (enflasyon istatistiği) üzerinden maaş artışı
yapacak. Zannedersin ki TÜİK yasası gereği özerk ve bağımsız(!) bir kurum. Ne gezer, dibine kadar
bağımlı olduğunu açıkladığı rakamlar üzerinden görebilirsiniz. Hatta herkes “başını kuma sokmuş
devekuşu misali” görüyor da bir göremeyen TÜİK ve bağımlı olduğu siyasi kişi veya kişiler. Enag’ın
(bağımsız enflasyon araştırma grubu) ulaştığı enflasyon rakamıyla Tüik’in açıkladığının arasında tam
tamına yüzde yüz fark var. Aslında TBMM’sinde bütçe görüşmelerinin devam ettiği bu günlerde
iktidar partisinin verdiği ve komisyondan geçtiği, muhtemel de kanunlaşacak olan “kamuda hala
çalışan ve üst görevlerdeki yöneticiler için aylıklarına ilave otuzar bin TL ek zam” teklifi Tüik’in yıllardır
manuple ettiği rakamları teyit eder gibi ortaya çıkıverdi. Ana muhalefet lideri sıklıkla “en düşük emekli
maaşıyla eskiden 8,5 çeyrek altın alırken, bugün aynı emekli aldığı bir aylık maaşıyla 1.5 çeyrek altını
zor alabilmektedir” veryansını bile işin vahametini doğrulamaktadır.

Gerçekleri sanal zaferlerle ne kadar örtmeye çalışsanız da bir gün ortaya çıkma gibi bir özelliği vardır.
Halkın sefalet içindeki halini savunma sanayi araçlarıyla, afaki nutuklarla, olmayan dünya lideri
vasıflarıyla gizleyemiyorsunuz. Asgari ücret genel ücret haline dönüşmüş durumda. Çalışanların %60’ı
asgari ücretli. Yine ülke nüfusunun %90’ına yakını açlık ve yoksulluk sınırları altında yaşam mücadelesi
vermeye çalışıyor. Her üç kişiden bir sosyal yardımlarla geçiniyor. Hala yapılan (2026) bütçesi refah ve
yatırım bütçesi olmaktan uzak, faiz ödeme ağırlıklı bir yapı halindedir. 2025 bütçesine 245 milyar TL
idari para cezaları konulması ve bugün gerçekleşmiş haliyle 1,5 trilyon TL’ye ulaşmış olması iktidarın
topluma nasıl baktığının bir rakamsal göstergesidir.

MADRABAZ
Madrabaz; dolandırıcı, üç kağıtçı, yalancı anlamında halk arasında günlük konuşma dilinde kullanılan
bir deyim halindedir. Yalan söyleyebilenler için tam bir “madrabaz” diye adlandırılmaktadır. Aslında
madrabaz bir meslek dalı, meslek sahipliğidir. Geçmiş dönemde kasaplık hayvanları, balıkları, sebze
meyve alıp satanlar için kullanılan toptancı meslek adıydı. Zamanla bu mesleği icra edenler bayatı
taze diye, çürüğü sağlam diye satmaya başlayınca halk arasında bu meslek sahipleri yalancı anlamında
“madrabaz” diye adlandırılmaya başlanmış günümüzde de negatif yüklü anlamında kullanılır
olmuştur.

Bana “TÜİK”lik yapma diye bir deyimle karşılaşırsak, şaşırmayalım. Devlet adamlarının ve devlet
kurumlarının yanlış, saptırılmış veya manuple edilmiş bilgiler paylaşması kadar vahim bir durum
olamaz. Savaşların bile veremeyeceği zararlar bu yöntemle ancak verilir. Devlet ekonomileri zaman
zaman krize girebilir. Bizim 23 yıldır içinden çıkamadığımız kronik ekonomik zorluklarımız gibi.
Ekonomide kriz çıkışları doğru bilgiler sayesinde gerçekleşir. Ekonomist Mahfi Eğilmez,” Yanlış ölçüm
yanlış teşhis gibidir. Önce gerçeği görmek ve paylaşmak gerekir. Ekonomi politikası gerçeğe göre
ayarlanmazsa başarılı olamaz” demektedir.