Piyasalar

Nihayet “Terörsüz Türkiye Komisyonu”nun raporu açıklandı.

Punto:

Bence en önemli cümle, “Güç dengelerinin değiştiği, jeopolitik risklerin arttığı bir ortamda Türkiye'nin iç kalesini tahkim ederek bölgesinde kalıcı barış ve istikrarı sağlaması hem kendi güvenliği hem de bölgesel düzen açısından yeni imkân ve fırsatları ortaya çıkaracaktır. Türklerin, Kürtlerin, Arapların bölgede yaşayan diğer kardeş halklarla birlikte oluşturacağı doğal ittifak, bölgede emperyalistlerin kurguladığı dağılma ve parçalanma senaryolarını bozacak, plânlarını etkisiz hale getirecek bir dönemi başlatacaktır. Milletimiz dağılma ve parçalanmayı durduracak bozguncu emellerden daha güçlü bir birlik, kardeşlik ve bütünleşme iradesine sahiptir” idi. Aslında arka plânı düşünülmezse çok masum gibi görünen bu cümle gerçekte herkesi kapsayan vatandaşlık tanımını etnisiteye indirgeyen bir sonuç ortaya çıkmaktadır. Zira bugüne kadar Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına, din, dil, ırk, mezhep ayırt edilmeksizin Türk denir sözü, ile seçimlerde kimse adayların etnisitesine bakarak oy vermemişken, artık etnisitenin öne çıkacağı bir durumla halkı karşı karşıya bırakacak, milletvekili, cumhurbaşkanı vesair gibi seçimlerde, kişilerin etnisitelerine göre oy verilir hale gelecektir. Bu da toplumun ayrışmasına sebep olacaktır. Nitekim bu tür anlayış Osmanlı’da Islahat Fermanı’nda denenmiş ve birleştirme yerine toplumu iyice ayrıştırmıştır. Kaldı ki aksine böyle bir durum küresel emperyalist güçlerin daha etkin hale gelmesine yol açacak, İngilizlerin Tübingen Atlas ile, Peter Alford Andrews’in Türkiye’yi 47 etnik gruba ayıran, “Türkiye Cumhuriyeti’nde Etnik Gruplar” adındaki eseriyle ve ABD’nin ısrarla Osmanlı Devleti’de olduğu gibi Türkiye’de de federatif sistem uygulama istekleriyle üniter yapımızı bozma hedefleri, fiiliyata daha çabuk dökülebilecektir.

Nitekim 1. Dünya Savaşı sonrasında Emperyalist ülkeler Sevr ve Mondros mütarekeleri ile bunu büyük ölçüde başarmışken, verilen Millî Mücade ile bu emellerine set çekilmiş ve toplum etnisitesine bakılmaksızın tek millet haline gelerek oyunları bozmuştu.
Şimdi ülkeyi yönetenler bütün bunlara dikkat ederek hareket etmek zorundadırlar. Uyarımız samimidir ve keşkenin geri dönüşü yoktur. Unutulmasın ki, tarih ihtiyatsızlar için merhametsizdir.