Piyasalar

Müslümanların İslamofobisi

Punto:
İslamofobi hep Batı toplumları ile ilişkilendirilen, onlara ait bir korku olarak ele alınıp incelenen bir alan olmuştur. Bu yaklaşım Müslümanların Müslümanlıktan korkmayacağı ön kabulüne dayanmaktadır. Oysa bugün İslam korkusu en az Batı toplumları kadar Müslümanlar arasında da yaygındır. Müslüman'ın Müslümanlıktan korkması başlarda abes bir durum gibi görünmesine rağmen bunun tarihi, sosyolojik ve kültürel bir takım sebepleri vardır. Ayrıca Batı'da yükselen İslamofobi'nin de hep tarihi, siyasi ve dini sebeplerle ilişkili olduğu düşünülmüş, bu korkuyu besleyen güncel nedenler üzerinde durulmamıştır. Komünizmin çökmesinden sonra İslam'ın Kapitalizmin karşısında yegane alternatif olacağı düşünülmüştü. Nitekim, bir çok İslam ülkesinde dini söylemlerle siyaset yapan gruplar ortaya çıkmış bunların bazıları iktidar da olmuştur. Ancak kamusal alana çıkıncaya kadar ahlaki durumları bilinmeyen bu grupların kamusal alana çıktıktan sonra görünürlük kazanan zaafları, yanlışları onların şahsında dinin de sorgulanmasına, dini hükümlere karşı bir şüphenin oluşmasına neden olmuştur. Dinle ahlak birbirinin ayrılmaz parçasıdır. Nitekim, yüce Peygamber "Güzel ahlakı tamamlamak " için gönderildiğini ifade etmiş, Kuran da onun ahlakını övmüştür. Din ve dindarlık toplum tarafından onu savunanların söz, eylem kısacası ahlakları üzerinden okunmaktadır. Eğer bu siyasi bir heyetse, siyaset biçimlerine, söz ve davranışları arasındaki uyuma bakılarak değerlendirilmektedir. Sudan,Mısır, Pakistan,Arabistan ve İran gibi ülkeler uzun bir zamandır şeriatla yönetilen ülkelerdir. Ancak bu ülkelerin yönetim biçimlerine bakıldığında adil, halkı kucaklayan, dürüst bir yönetim sergileyebildiklerini söyleyebilmek mümkün değildir. Keza, din adına ortaya çıkan cihatçı örgütlerin hiç bir ahlaka sığmayan, kural tanımayan eylemleri, onların şahsında İslam'ı umut olmaktan çıkararak korkulması gereken bir din haline getirmiştir. IŞİD,El KAİDE, BOKO HARAM,TALİBAN, gibi örgütlerin kendilerini desteklemeyen diğer Müslümanları Kafir ilan ederek katletmeleri, kadınları cariye olarak alıp kullanmaları, pazarlarda bir meta gibi satmaları, infazları şova çevirmeleri, hunharca işlenen cinayetler halktaki İslam korkusunu beslemekten başka işe yaramamıştır. Ülkemizde 90'lı yıllarda Hizbullah'ın işlediği insanlık dışı cinayetleri de bu kapsamda değerlendirmek gerekir. Domuz bağı ile işkence edilerek öldürülenler, farklı bir İslami algıya sahip olduğu için sorguya alınıp insanlık dışı uygulamalardan sonra katledilenler yüzüne, vücuduna kezzap atılanlar bu korkuyu harlayan sebeplerin başında gelmektedir. Keza 15 Temmuz FETÖ darbesi ve öncesinde yapılan hukuksuzlukları, kul hakkına yönelik tecavüzleri de aynı kapsamda değerlendirmek mümkündür. Ancak, yükselen İslamafobi'nin tek nedeni cihatçı örgütlerin tutum ve davranışları değildir. 90'lı yıllardan itibaren önce belediyelerde sonra da siyasetin merkezinde yer alan siyasal İslamcıların yıllarca şikayet ettikleri laik, liberal veya anti demokratik yönetimlerden daha ahlaklı, daha özgürlükçü ve kucaklayıcı bir siyaset ve siyaset ahlakı üretememelerinin de bu korkuda büyük etkisi olmuştur. Anti demokratik uygulamalar, dışlayıcı, ötekileştirici tutumlar, yasaklar, farklı düşünenlerin din çerçevesi dışına çıkarılması yönündeki söylemler, İslam'ı temsil iddiasında olanların adil bir yönetim getireceklerine dair umutları yıktığı gibi Müslümanlar arasında İslamofobinin yayılmasının da en büyük nedenlerinden biri olmuştur. Çünkü bu ahlaki sorun ve zaaflar sadece iktidarda olanlara değil, İslam'a ve Müslümanlara da mal edilmektedir. M.Yamış'a göre, sahip olunmadan savunuculuğu yapılan onca değer ve kimlik kötü temsil edildiğinden seçmeci davranan genç kuşaklarda İslamcılık müşteri bulmakta zorlandığı gibi, İslam korkusunun da her geçen gün büyümesine neden olmaktadır. Kısacası, dinin siyasete meze edilmesi, Müslümanların Müslümanlıktan korkmasından başka işe yaramamıştır. Not: Bu yazıda M.Yamış'ın," Müslüman ahlakı Üretmeyen İslamofobi Üretir," isimli makalesinden yararlanmıştır. Bu vesileyle,bütün gönüldaşlarımın Ramazan Bayramını Kutlar ülkemize adalet,milletimize basiret, alem-i İslam'a huzur getirmesini dilerim.