https://analizgazetesi.com.tr/yazarlar/enerji-2-savunma-sanayi-olabilir-mi/ve https://www.habererk.com/makale/suriye-ve-irak-hattinda-son-gelismeler_341944/ makalelerimizde Irak ve Suriye’de bilhassa enerji alanında meydana gelen gelişmeleri ele almış ve Körfezin petrol ve gazını Türkiye üzerinden Avrupa’ya ulaştıracak nakil hatları üzerinde çalışmamız gerektiğini vurgulamıştık. Ankara’da aynı frekanstaymış ki salı günü Irak Başbakanı Zeydi’nin seyahatinde enerji nakil hatları, kara ve demiryolları içeren Kalkınma Yolunun mutabakat zaptı imzalandı.
Zapta göre yol Türkiye’de üçe bölünüyor. Güney koridoru Ceyhan limanından Akdeniz’e ulaşıyor. Orta Koridor Türkiye üzerinden Avrupa’ya giderken, doğu koridoru Zengezur Koridoruna bağlanıyor. Böylece Kafkasya ve Türkistan hem Körfezle ekonomik açıdan bütünleşecekler hem de Basra Körfezine Irak üzerinden ulaşacaklar.
Proje bizim önerilerimizden birini içermiyor. Belki de içeriyor da önerimiz daha çok Zengezur’la ilgili olduğundan Kalkınma Yolunda değinilmedi. Önerimiz; Zengezur’un Hopa, Rize veya Trabzon limanlarından birine bağlanarak, Azerbaycan ve Ermenistan’ın Karadeniz’e Türkiye üzerinden ulaşmasının sağlanmasıydı.
İmza töreninde ilginç bir skandal yaşandı. Üç anlaşma imzalanınca törenin bittiği anons edildi. Tayyip Bey ‘’Beş anlaşma imzalayacaktık’’ dedi. Türk tarafı ’’Irak henüz diğer anlaşmaları imzalamaya hazır değil’’ mealinde cevap verdi. Tayyip Bey istifini bozmadı. Başbakanla Ulaştırma Bakanı önce Whatsapp üzerinden mesajlaştılar sonra tartıştılar. Başbakan birkaç kez, art arda ve giderek sertleşen tonda emredince bakan zaptı imzaladı.
Ulaştırma Bakanı İran’ın adamı. Bakan olmadan önce Haşdi Şabi’nin bünyesinde faaliyet gösteren Bedir Tugaylarının komutanıydı. Bakan Başbakan’ın değil İran’ın talimatıyla hareket ediyor. Irak’ın değil İran’ın menfaatlerini önceliyor. İran’ın Kalkınma Yoluna karşı olduğu sır değil.
Anlaşmanın imzalanan son şekli İran açısından facia. Irak’ın Hürmüz’e bağımlılığı kalmıyor. Irak Türkiye ve AB’yle ekonomik olarak bütünleşiyor, zenginleşiyor. Türkistan ve Kafkasya devletleri Basra Körfezine Irak’tan ulaşıyorlar. Gelecekte Körfez devletleri de yola bağlandıklarında İran’ın zararı katlanarak artacak. Neticede İran merkez olma vasfını ve jeopolitik üstünlüğünü yitirerek, ağırlığını kaybedecek.
Daha yolun başındayız. Tahran ve Körfez devletlerinin Akdeniz’e Hayfa limanından ulaşmasını hedefleyen Tel Aviv, Kalkınma Yolunun gerçekleşmemesi için ellerinden geleni yapacaklar. Haşdi Şabinin orduya katılması, Kalkınma Yolunun gerçekleşmesi açısından da önemli. Aksi halde Devrim Muhafızları, Haşdi Şabi militanlarını kullanarak yolun yapılmasını ve kullanılmasını engelleyecek provokatif eylemler organize edecektir.
Törende Türkiye’ye Kerkük petrollerinden %15 hisse devredildiği açıklandı. Kerkük Petrolleri İngilizlere aitti. Zeydi’nin ABD seyahatinde Amerika’nın Kerkük Petrollerine ortak olduğu duyurulmuştu. Salı günü Türkiye üçüncü ortak oldu. TPAO Somali, Libya, Pakistan ve Karadeniz’de petrol arama, tarama ve sondaj çalışmaları yapıyor. Kerkük bunlar gibi değil. Bu çalışmalara gerek yok.
Kerkük dünyanın en zengin petrol sahalarından biri. Daha önce büyük hacimlerde petrol çıkarılmış. Sonra DEAŞ sahaları, kuyuları, kuleleri, rafinerileri, nakil hatlarını havaya uçurmuş. Bu nedenle üretim çok düşmüş. Gerekli yatırımlar yapıldıktan sonra Kerkük’te üretilen petrol Kerkük-Ceyhan nakil hattının kapasitesini de doldurur. Avrupa’ya gidecek karasal nakil hattına da petrol verir.
İmzalanan anlaşmalardan biri, bahse konu alt yapı yatırımlarının doğal kaynaklar yani petrol karşılığında Türkiye tarafından yapılmasını içeriyor. Ankara bu işleri Irak üstlenirse yıllar sürer diye düşünmüş ki haklı. Türk müteahhitleri üstlendikleri projeleri kısa sürede ve düşük maliyetlerle bitirirler.
İmzalanan zapta göre Kalkınma Yolu en kısa sürede açılacak olan Ovaköy Sınır Kapısından geçecek ki bu Türkiye’nin, Musul, Kerkük ve Bağdat’a direk ulaşması demek. Bu karar Kerkük’ü cazibe merkezi yapacak. Bağdat ve Süleymaniye güçlenecek, Erbil zayıflayacak. Türkiye ve Irak Barzani’ye bağımlı olmaktan kurtulacaklar.
Etrafımızda yayılma istidadı gösteren savaşlar var. Savaşan ve savaştan etkilenen devletlerin çoğu petrol ve gaz üreticisi. İleride petrol ve gaz tedariki zorlaşabilir. Denizler riskli alanlara dönüşebilir. Avrupa’ya gidecek nakil hatları, Kerkük-Ceyhan hattının tam kapasite çalışması ve Kerkük’teki sahalara ortak olmamız, önceki makalelerimizde ifade ettiğimiz faydaların yanında, enerji güvenliğimizi sağlayacaklar. İleride hiçbir yerden alamasak bile sadece Azerbaycan ve Irak’tan alacağımız gaz ve petrol, bize fazlasıyla yeter.
Hakkari-Adıyaman hattındaki petrol üretimimiz sürekli artıyor. Şu an üretilen petrolle bölgenin ihtiyacı karşılanıyor. Bakiye miktar tankerlerle diğer şehirlere sevk ediliyor. Doğal olarak nakliye gideri yüksek oluyor. Yerli petrolde nakil hattıyla taşınacağından, giderlerden tasarruf sağlanacak.
Amerika’da Basra petrollerinin işletmesinin Amerikan şirketlerine verilmesi ve bu petrollerin Banyas ve Ceyhan limanlarından Akdeniz’e ulaştırılmasıyla ilgili anlaşmalar imzalanmıştı. Ankara’da Basra petrollerinin bahsi geçmedi. Türkiye Basra petrollerinden de pay almayı hedeflemeli.
Bazı uzmanlar Basra-Banyas ve Kerkük-Tartus arasındaki nakil hatlarının aktive edilmesine karşı çıkıyorlar. Oysa Irak petrollerinin Akdeniz’e ulaşacağı en kısa yani en ucuz yerler, Suriye limanları. Vaziyet buyken Suriye’ye nakil hattı yapılmasına engel olmaya çalışmak, akıntıya karşı kürek çekmek olur. Kaldı ki Suriye ne kadar hızlı kalkınırsa Türkiye o kadar rahatlar.
Seyahatte Kerkük Valisi ve ITC lideri Seman Ağa’da başbakanın heyetindeydi. Irak tarihinde ilk kez ITC lideri resmi heyette yer almış. Tayyip Bey konuşmasında Türkiye’nin Türkmenlerin arkasında olduğunu vurguladı. Zeydi’ye Türkmenlere gösterdiği yaklaşım için teşekkür etti. Türkmenler Kerkük ve çevresinde yoğunlar. Kerkük yıllarca sömürülmüş, zenginlikleri alınmış ama en ufak yatırımlardan bile mahrum bırakılmış bir şehir. Bu sorun önümüzdeki dönemde çözülmeli. Bu anlaşmaya dönüştürülemez ama ilişkilerin iyileşmesi ve Irak’ın petrol gelirlerinin artması Kerkük’e yansımalı. Kerkük’ün Erbil ve Süleymaniye’de 20-25 yıl geride olması hak değil.

