Piyasalar

İstiklal Marşımızın Arapçaya Çevrilmesi Hususunda

Punto:

Önceleri Trabzon’da şimdilerde Kahramanmaraş’ta ve ülkemizin bazı bölgelerinde İstiklal Marşı’nın Arapçaya çevrilerek okutulduğuna şahit olduk. Bu ilk başta normal gibi görünmesine rağmen bu tarz eylemlerde bazı sıkıntılar bulunmaktadır. 

Macar ve Yunan Millî Marşlarında Türk ismi geçmekte ve Türklere hakaret edilmektedir. Bu iki millet Türk ismi üzerinden millî bilinçlerini diri tutmaya çalışmışlardır.  
Macar Millî Marşı’nda: Bayrağımızı sık sık kuvvetlice diktin/ Vahşi Türk tabyalarına…/ Kaç kaç yankılandı dudaklarında /Vahşi Osmanlı halkının…

Yine Yunan Millî Marşı’nda:  Derin okyanus/  İşte böyle uğuldasın istedim/  Ve dalgasında boğulsun her Türk tohumu… 
Ülkeler millî marşlarını barış zamanında, savaş zamanında veya bağımsızlık mücadelesi verdikleri dönemlerde insanlarında bilinç geliştirmek için oluştururlar. Macar ve Yunanlılar Osmanlı’dan bağımsızlıklarını elde etmek için vermiş oldukları mücadele nedeni ile millî marşlarında Türk nefretini işlemeleri mantıklı ve de kabul edebilir bir durumdur. 
Aynı şekilde bizim Millî Marşımız Batı ülkelerine karşı verdiğimiz bağımsızlık savaşı sürecinde ortaya çıktığı için orada Batı’ya karşı nefret içeren ifadelere rastlamak mümkün olmuştur.  
Başka milletlerin millî marşında Türk isminin düşmanlıkla birlikte anılması bizim için tehlikeli bir durum değildir. Millî Marşımızın herhangi bir dile çevrilerek okunması kültürel bir yozlaşmanın, garip bir aşağılık hissinin izlerini taşıdığı için rahatsız edicidir.
Millî Mücadele döneminde halkımızın kafası çok karışıktı, zihinsel travma geçirenlerin sayısı ise bir hayli fazlaydı. Biraz İngilizce bilenler İngiliz Muhipleri Cemiyeti’ne üye olmakta, Osmanlı’nın İngiltere’nin sömürgesi altına girmesi gerektiğini dile getirmekteydi. 
Aynı şekilde Galatasaray ve Robert Kolejinden mezun olanların bazıları Fransa’ya yakınlık duymaktaydı.  Diğer tarafta ise Amerikan mandacılığını isteyen gruplar türemişti. Aynı şekilde aşırı köktenci gruplar da halifeliğe karşı geldikleri için Millî Mücadele’ye katılanlara asî, bâği yakıştırması yapmışlardı.
Bütün bu oluşumlar sağlam bir kültürel temele dayanmayan grupların acil durumlarda basit bir şekilde ayrışabileceklerini göstermektedir. Bu durum bu grupların bizim derin köklerimiz üzerinde durmadıklarının işareti olmaktadır. Bu köksüzlük yer yer bazı durumlarda kendini göstermektedir. 
Millî marşlar bir ülkenin namusu gibidir, o okunurken insanlar bulundukları yerde saygı duruşuna geçer ve marş bitene kadar onu hürmetle dinlerler. Bizim için ezan, bayrak, marş, vatan dokunulmaz unsurlardır, bunlara zarar verecek olanlara şiddetle karşı çıkmayı herkes kendisi için bir görev bilir.
Millî Marşımızın Türkçeden başka bir dile çevrilerek okunması ilk başta normal görünmektedir. Sorun, çevrilen dile duyulan muhabbetten kaynaklanmaktadır. Marşımızın Arapça, İngilizce veya herhangi bir dile çevrilmesi, istiklal marşımıza duyulan hürmetten ziyade çevirdikleri dile duyulan muhabbetten kaynaklanmaktadır. 
İstiklal Marşımızı Arapçaya çevirenler, ezan Türkçe okunduğu zaman kıyamet koparan gruptur. Bu kişiler unutmamalılar ki Ezan evrensel olduğu için Türkçeye, İstiklal Marşımız da millî olduğu için Arapçaya çevrilemez. 

Eğer Millî Marşımızı Araplar Arapçaya çevirirse bu bizim için gurur vesilesi; Türkler Arapçaya çevirirse gurur kırıcı bir durum olur. 
Arapların millî marşının Türkçeye çevrilmesinin bizlere faydası olmayacağı gibi bizim marşımızın da Arapçaya çevrilmesinin Araplara bir faydası olmayacaktır. Kaldı ki Türk milleti çok eski, çok ihtişamlı bir geçmişe sahiptir. Marşımız bizim mazideki ihtişamımızı değil, bir dönemlik kahramanlığımızı yansıtmaktadır. 
Ülkemizde bazıları marşımız üzerinden başka milletlerin dillinin borazanlığını yapar ise bu durum,  hem marşımıza hem de dilimize göstermiş oldukları saygısızlığı yansıtır.
Keşke Arapçaya çevirdikleri İstiklal Marşımızı Araplara dinletebilseydiler. Bizim marşımızı Arapçaya çevirip sonra bize dinletmeleri tam bir komedi olmuştur. 

Burada sakıncalı olan Arapça değil, Arap hayranlığıdır, aynı durum İngilizce, Fransızca veya herhangi bir dil için de geçerlidir. Türkçeye itibar kaybettiren her dil bizim için mesafeli durulması gereken bir unsur olmuştur. 
Bu arada marşımızı Arapçaya çevirip sonra bunu bizim çocuklarımıza dinletilmesinin amacının ne olduğu da tam anlaşılamamıştır.

Prof.Dr.Suat UNGAN

KTÜ/TRABZON