Piyasalar

"İNSAN BİR ESRAR I HÜDADIR. BİLEN YOKTUR BU MUAMMAYI"

Punto:

Artık şaşırmıyorum.

İnsanın bencilliğine, bedbinliğine, İhanetine, cahaletine,

 Aymazlığına, kurnazlığına,

Gaddarlığına, gammazlığına...

Biz faniler ki, bir yanımızla saklarız içimizde bir ifrit...

Dedem derdi ki; " İnsan ancak kuyruğuna basınca tinetini gösterir"

Kuyruğuna basıldığında ortya çıkan aslında insanın maskelediği tabiatı olmasın?

Aslında insan  iyiye de, kötüye de demirin pasa yakın olduğu kadar yakındır.

---

Bizim cenahta Kutatgu Kubilik ilk Siyasetname örneği olsa gerek.

Mutluluk Bilgisi, Devlet yönetme bilgisi... 

Bildiğim kadarıyla Müslümanlık maceramızın ilk dönemlerinde, ismi türkçe ( Karahanlı Türkçesi, orta türkçe) olan tek eser. 

( Divan ü lügati't türk ve Atabet ül Hakayık'ın arapça isimler olduğunun farkındasınızdır)

Sözkonusu Türkçe ise, Kutatgu Bilig 'Edebi aidiyet kimliğimiz' açısınndan şaheserdir. 

Yusuf Has Hacip mesnevi tarzında Alegorik manzum bu eserini Karahanlı hükümdarı Kara Buğra Han'a sunmuştur. ( 1070)

"Ok düzgün olmaz ise düz gitmez!" sözü kitabın özeti gibidir.

Adalet, erdem ve dürüstlük  mutluluk gibi kavramları yönetim sanatının,anlayışının temeline koyar. 

Nizamülmülk' ün 'Siyasetname'si de aynı ideal yönetim sanatını, tarzını merkeze koyar. 

Hülasa, doğulu bilgeler, insanın iyi tarafını öncelleyerek, idari manada yönetim sanatını idealize edip genelleştirerek hükümdarlarına tavsiye etmişler. ( "Saltanat küfür ile devam bulur; amma zulüm ve gaddarlıkla payidar kalmaz"/ Siyasetname)

Batı yakasında sular tam tersi akar.

Aynı mecrada karşımıza  Machiavelli çıkar. 

İnsanın kötü yönünü öncelleyerek 

 " İl Prens"i tahkim etmiştir. 

İl Prens insana güvenilemeyeceği üzerine inşa edilmiştir. 

"Güvenini insanlar üzerine kuran, onu bataklığın üzerine kurmuş olur." der.

Uzun yıllar, "Gaye için her şey mübahtır" sloganına sıkıştırılan Machiavelli'nin, zamanla daha gerçekçi, pragmatist 'il Prens' inin zamanımıza daha uygun olduğu anlaşılmıştır.  

Machiavelli insanı kötü tabiatıyla daha iyi tahlil etmiştir.

(İl Prens rahmetli Özal' ın başucu kitabı olduğu söylenir )

Doğulu Siyasetnameler, idealist, batılı 'İl Prens', pragmatisttir. 

Machiavelli insana insandan topluma ,tebaaya hiç güvenmemesini Prens'ine tavsiye eder. 

Güç- konjonktür dengelerine göre gerekirse despotluğu makul görür. Yönetim erkini kullanırken kurnazlığı hileyi mübah görür.

Hatta rakibinı, düşmanını ilk fırsatta ortadan kaldırmazsa, kendisinin ortadan kalkacağını söyleyecek kadar  realisttir. (" Her zaman iyi bir insan olmak isteyen kişi, iyi olmayan onca insan arasında kesinlikle yıkıma uğrayacaktır")

---

İnsan ki, şeytanla meleğin ortak gölgesinin topraktan vucut bulmuş şeklidir. 

Bir tarafıyla "Âlây i İlliyyin"(Yücelerin yücesi), diğer tarafıyla ' Esfrl i Safilin'(Aşğıların en aşağısı) dir.

Nasıl ki, Varlık  iyi kötü düalizminde Yin ve Yang döngüsünde karar kılmış, insan da, ruh- şeytan(nefis), ego- süper ego  kıskacında debelenir. 

Kozmo-Teolojik dünyamız da bu düalizmden nasiplenir;

Lahut- Enfüs, Brahman- Atman, Ahura-Angra, Şeytan- melek, cennet-Cehennem...

Mesele şu ki; insan içinde var olan bu iyi kötü dual'den hangisini beslerse kendisine o hakim olacaktır.

Bundan dolayıdır ki, insan genellenemez...

Ademin meçhulü,malumundan fazladır. 

Bir esrar ı hüdadır.

Saf bir güvenle bağlanmaya gelmez.

Pişmanlıkları, şaşkınlıkları hüsranları,hüzünleri, kederleri irdeleyin, faili tektir; 

İnsan denen meçhule fazla mana yüklemek...İnsanın içindeki zıt kutupların olduğunu unutmak.

Mükemmel kabul ettiklerimizin, zayıf eksik taraflarıyla karşılaştığımızda ortaya çıkan ızdıraplarımızda bu zaaftan kaynaklanır.

Bir hukukçu arkadaşım: " Bütün davalarımda suça teşvik unsuru olarak  en önemli faktör, ' İnsana güven' unsuruydu." demişti. 

Halbuki, ister ' Ubermansch( fevkal beşer, üst insan), ister 'İnsan ı kamil' deyin insan özde eksiktir.

"Eşrefi mahlukat" ve 'Ahsen i Takvim' kavramlarına da fazla mana yüklemeyin. 

Bunlar biraz da başta hayvanlar olmak üzere, varlık alemiyle bir ilahi kıyaslamadır.

İnsan eksiktir ki, Mutlak yaratıcı bile, asra yeminle (Vel Asr) başlıyor iinsanın hüsranda olduğunu anlatmaya...

Bunun için hayata her ne kadar,

" Dün gece yar hanesinde..." başlasak da, kavrula kavrula sonunda;

" Dağ ne kadar yüce olsa, bir kenarı yol olur" da karar kılarız. 

A. Velioğlu/ 2025.11.19/ İst