Şili Diktatörü Pinochet bir gün sinemaya gitmiş. Salonda yerine oturmuş. Kimse onu tanımamış.
Derken ışıklar sönmüş, film başlamış. Filmin bir sahnesinde Pinochet’in görüntüsü gelmiş perdeye.
Sinemadaki bütün seyirciler ayağa kalkarak alkışlamaya ve Pinochet lehinde tezahürata başlamışlar.
Pinochet durumdan gayet memnun, yayıldıkça yayılmış. Keyfi yerinde, gururla perdeye bakıyormuş.
Yan tarafındaki adam eğilerek Pinochet’in kulağına; “Arkadaşım, salon sivil polis dolu. Bu peze-v-enk
için kendini astırmaya değmez. Ayağa kalk ve sen de alkışla…
KÖTÜ YÖNETİM GÖSTERGESİ ENFLASYONDUR
Multiflasyon= Normal enflasyon + Skimpflasyon + Shirinkflasyon + Greedflasyon
Multiflasyon : Çoklu enflasyon (şu an bizdeki mevcut ekonomik düzensizlik durumu)
(Hırsızlıkla karşılaşmanız kaçınılmazdır. Zevk almayı deneyin.)
Enflasyon: Ekonomide, fiyatlar genel düzeyinin sürekli olarak artmasıdır.
(Hırsızınız bir otoritedir.)
Skimpflasyon: İngilizcede eksik anlamına gelen skimp sözcüğüyle enflasyonun birleştirilmesinden
doğan skimpflasyon; ürünün içeriğinin değiştirilmesi, kalitesinin düşürülmesi sonucu ortaya çıkan
daha düşük değerdeki bir malın aynı fiyatla satılması olgusudur. Bu yolla fiyat değişmemiş ve
enflasyona etki etmemiş gibi görünür oysa gerçekte fiyat artmış olur. (Hırsızınız bir ilizyonisttir.
Görürsünüz, bilirsiniz ama çözünceye kadar soyulmuşsunuzdur.)
Shrinkflasyon: İngilizcede küçülme, büzülme anlamına gelen shrink sözcüğüyle enflasyonun
birleştirilmesinden doğan shrinkflasyon; ürünün fiyatı aynı kaldığı halde boyut, ağırlık ya da hacminde
ortaya çıkan düşüşü ifade eden bir terimdir. Bu şekilde fiyat değişmez ve enflasyona etki etmez
göründüğü halde gerçekte ortada bir enflasyonist değişim söz konusudur. Hırsızın boyutu
küçülmüştür ama işlevi aynıdır.
Greedflasyon: İngilizcede açgözlü anlamına gelen greed sözcüğüyle enflasyonun
birleştirilmesinden doğmuş bir terim olan greedflasyon; yüksek enflasyonun yarattığı ortamdan
yararlanarak mal ve hizmetlerin satış fiyatlarını enflasyonun da üzerinde artırma eylemini tanımlıyor.
(Büyük hırsızın gölgesinde yatan fırsatçı hırsız.)
ÖZGÜR ÖZEL’LE BUTLAN OLAN “KIRMIZI ÇİZGİ”
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 31 Mart yerel seçimlerinin hemen ardından “seçmenin bize verdiği
oyları seçim yetkisi olarak görmüyoruz, millet isterse erken seçimi gündeme alırız” demişti. Daha
sonra hükümetin ekonomik politikaları, asgari ücret belirlenmesini, emekli maaşlarına yapılmayan
iyileştirmelerle ilgili yaptığı açıklamada “iktidarın anayasaya uymamasını, Yargıtay-AYM krizini ve
halkın ekonomik taleplerini kırmızı çizgi olarak tanımlamıştı. Bu sert çıkışlara istinaden Erdoğan’ın bir
kez daha aday olabilmesinin tek yolunun TBMM’nin seçim kararı alması (360 vekil) olduğunu
hatırlatarak net bir tarih verdi ve “Kasım 2025” kırmızı çizgimizdir, dedi. Erdoğan aday olmak istiyorsa
2025’in Kasım ayı sonuna kadar seçim yaparsak biz varız, aksi takdirde bir daha adaylık söz konusu
olamaz, demişti. Bugün bu söylemlerin hepsi çöp oldu ve “Ekim 2027”’ye kadar yapılacak bir seçim
için “erken” diyerek Erdoğan’ın adaylığına olur verebileceğini açıkladı. Bu açıklama tam da “CHP’nin genel kurul mutlak butlan davasının” hemen arifesinde oldu. İster istemez bizlerde acaba “bağımsız(!)
yargımız, yürütmenin istemiyle bir oldu-bittinin ortasında yerini alarak görüşmelere şahitlik mi etti”
sorusunu akla getirdi. Yine başka bir soru “bu CHP ile muhalefet yapılır veya iktidara yürünür mü?”

