Piyasalar

GAYRİKÂBİLİ MÜDAFAA ETMEK...

Punto:

Komşuya saldırı varken çuvaldızın hedefi pek tabiidir ki saldırgan siyon- evangelistlerdi. 

Elimizden bir şey gelmese de canü gönülden İran halkının yanında olduk.

Son 'Hasıraltı barış' görüşmelerinden sonra çuvaldızı İranlı radikallere de çevirmenin zamanı geldiği kanaatindeyim.

Merak etmeyin, şii sünni polemiğine girmeyeceğim.

Bana fersah fersah uzaktır. 

Amerika ne zaman barış görüşmelerinden bahsetse İranlı yetkililer yalanlıyor.

Yahu bu bir fırsat değil mi?

Amerika bu işten en ucuzundan kurtulmak istiyor. Bu sizin için  de bir fırsat!

Belki de Sarı kafa  siyon-evangelist boyunduruktan kurtulmaya çalışıyor. 

Bu durumda güç dengeleri de gözönüne alınınca bu fırsatı İran değerlendirmeliydi. 

Ve bu safhada yapılan her anlaşma görece İran'ın zaferi sayılırdı. 

Barış sonrası İran, iç bünyede güçlü, avantajla çıkacağı kesin. Üstelik sindirilmiş bir muhalefetle... 

Sarı kafa ve Çöl sırtlanı ise iç bünyelerinde hesap verecekler; 

" Düşman addettiğiniz rejim ayakta, ciddi mali askeri ve prestij kaybımız var; siz bu herzeyi niye yediniz" !

İran'da Liberaller ortadan kaldırılınca, maalesef meydan radikallere kaldı. 

Şu an savaşı bitirecek aklı selimin önünde en büyük engel; İsrail'de fanatik siyon çöl sırtlanı, Amerika'da koyu evangelist siyon lobi, İran' da radikal devrim muhafızları...

Aslında iran'a saldıranlar

mûnis muhataplarını (Hamaney, Laricani) ortadan kaldırdıklarının pişmanlığını yeni yeni idrak ediyorlar.

Anlaşılan iranlı radikaller savaşın devamını istiyorlar. 

Savaşta kısmi başarıları ve dirençleri onları "patolojik bir özgüven yanılgısı"na sürüklediği açık... 

Savaş tarihinin meşhur mottosunu  unutmuş gibiler; 'Uzayan bir savaşın sonunda, denizlere hakim olan kazanır.'

Karşıdaki adamlarda din iman, insaf, insanlık diye bir şey olmadığını da unutmuş gibiler. 

Hiroşima ve Nagazaki hala hafızalarda...

Son kertede, Epstein lağımından çıkmış bu mahlukların nükleer başlık kullanmayacağı garantisini kimse veremez!

Teşpihte hata olmaz; Hitler'in yenilgisinin esas sebebi, kısa ve hızlı başarılardan beslenen patolojik özgüveni değil miydi?

Rusya'ya saldırmama konusunda 

yanındaki aklı selim komutanları dinleyebilseydi belki de tarihin akışı daha farklı olabilirdi.

Enver Paşa'nın Sarıkamış harekatındaki şişirilmiş özgüveni de bu minvalde değil midir? 

Daha basiretli tecrübeli komutanlarını dinleyebilseydi, belki de binlerce mehmetçik kış yorganıyla kundaklanmayacaktı.

Temenni ederim ki, İran halkının, ordusunun bu çetin, metanetli, haklı direnci, İranlı radikalerin patolojik özgüvenlerinin kurbanı olmaz.

Çünkü 'Gayr ı kabili müdafaa etmek, kabili kaybetmektir' 

A. Velioğlu/ 2026. 05. 16 / İSTANBUL