Piyasalar

Erzurum İşgal Günleri: Bir Rus Hanımefendisinin Gözünden Bir Brifing

Punto:

Yönetici Özeti

Bu brifing, Rus-Türk Savaşı'nın ardından Erzurum'un Rus işgali altında olduğu döneme, şehrin Askeri Valisi General Doukhovskoy'un eşi Barbara Doukhovskoy'un günlüğünden süzülen gözlemlerle odaklanmaktadır. Belge, yazarın Kars ve Aleksandropol'deki yalnızlık dolu günlerinden sonra "Cennet" olarak nitelediği Erzurum'daki yaşamının ayrıntılı bir panoramasını sunmaktadır. Vali eşi olarak sahip olduğu ayrıcalıklı konum, işgal altındaki bir şehrin karmaşık sosyal, siyasi ve kültürel dinamiklerine içeriden bir bakış açısı sağlamaktadır. Günlük, Rus askeri ve sivil yönetimi, yabancı konsolosluklar ve yerel halk (Türkler, Ermeniler ve Rumlar) arasındaki etkileşimleri canlı bir şekilde betimlemektedir.

Öne çıkan temel temalar şunlardır: Rus subayları arasında yaygın olan ve ölümlere yol açan yıkıcı tifüs salgını; Hristiyan halkın, Rusların çekilmesinin ardından Türk yönetimi altında kalma korkusu; "İntikamcılar" olarak bilinen fanatik bir grubun varlığıyla artan güvenlik endişeleri; ve yazarın bir Türk haremine yaptığı ziyaret gibi yerel kültüre dair gözlemleri. Belge, Rus kuvvetlerinin şehirden ayrılışı ve yönetimin Türk makamlarına barışçıl bir şekilde devredilmesiyle sonuçlanan süreçteki gerilimleri ve törenleri detaylandırarak, işgalin son günlerine dair benzersiz bir tanıklık sunmaktadır.

--------------------------------------------------------------------------------

I. Erzurum'a Varış ve İlk İzlenimler

General Doukhovskoy'un (günlükte Sergy olarak anılır) Sınır Belirleme Komisyonu Başkanı olarak Erzurum'a atanmasının ardından, eşi Barbara Doukhovskoy da ona katılmaya karar vermiştir. Kars'taki yalnız ve kasvetli günlerinden sonra Erzurum'a varışını bir kurtuluş olarak görmüş ve yeni yaşamını "Cennet" olarak tanımlamıştır.

* Konaklama: Çift, Erzurum'un en büyük evlerinden birine yerleşmiştir. Yazar, bu konutu Aleksandropol ve Kars'taki konaklama yerleriyle kıyaslayarak "saray gibi" olarak nitelendirmiştir. Evin teras çatısından şehrin 66 minaresi, heybetli kaleleri, çeşitli konsoloslukların dalgalanan bayrakları ve Palandöken dağlarının karlı zirvelerine hakim bir manzara görülmektedir.

* Şehir Gözlemleri: Erzurum'un nüfusu yaklaşık 15.000 olarak belirtilmiş olup, çoğunluğu Türkler oluştururken onları Rumlar ve Ermeniler takip etmektedir. Gün batımından sonra sokakların askerler ve başıboş köpekler dışında boşaldığı, müezzinlerin okuduğu ezan seslerinin duyulduğu kaydedilmiştir.

II. İşgal Altında Sosyal ve Kültürel Yaşam

Vali eşi olarak yazar, hem işgalci Rus kolonisi hem de yerel halkla yoğun bir sosyal etkileşim içinde olmuştur. Bu durum, dönemin sosyal yapısına dair değerli gözlemler sunmasını sağlamıştır.

A. Rus Kolonisi ve Diplomatik Çevreler

* Resmi Ziyaretler: Günlük, eve yapılan sayısız ziyareti kaydeder. Bunlar arasında Times gazetesi muhabirliği yapmış yerel bir Hristiyan olan Antoine Efendi, Fransız Konsolosu M. Gilbert ve eşi ile "tatlı dilli" olarak tanımlanan Pers Konsolosu bulunmaktadır.

* Sosyal Etkinlikler: Yazar, eşiyle birlikte sık sık ata binmiş, bu gezintilerde onlara bir Kazak birliği eşlik etmiştir. Günlükte piknikler, resmi akşam yemekleri ve diğer sosyal buluşmalardan bahsedilmektedir. Özellikle, General Doukhovskoy tarafından Rus ve Türk yetkililerin onuruna verilen büyük bir akşam yemeği detaylandırılmıştır. Bu yemekte Rus İmparatoru, Türkiye, Fransa, Pers ve Erzurum'un refahı için kadehler kaldırılmıştır.

* Askeri İlişkiler: Yazar, Prens Toumanoff'un daveti üzerine bir istihkam taburunun kampını ziyaret etmiş ve burada subaylar ve askerler tarafından coşkuyla karşılanmıştır.

B. Yerel Halkla Etkileşimler ve Kültürel Gözlemler

* Türk Haremi Ziyareti: Yazarın en dikkat çekici deneyimlerinden biri, Belediye Meclisi Başkanı'nın ("Mavi Hanım" lakaplı) eşinin haremine yaptığı ziyarettir. Bu ziyaret sırasında haremdeki yaşam, cariyeler (biri beyaz, diğeri zenci), çok eşlilik ve Müslüman kadınların eğitimden yoksun ve dış dünyadan kopuk yaşamları hakkında ayrıntılı gözlemlerde bulunmuştur.

* Okul Ziyaretleri: Fransız Merhamet Rahibeleri tarafından yönetilen Katolik okulunu ve Rum okulunu ziyaret etmiştir. Eşinin Rum okuluna mali destek sağladığını belirtmiştir.

* Yerel Gelenekler: Bir Türk kahvehanesini, nargile içenleri ve açık havada çalışan bir berberi tasvir etmiştir. Ermeni köylülerin halk danslarına tanıklık etmiş ve Tap-Dağı'nın arkasında, Ermeni geleneklerine göre Adem'in Cenneti'nin bulunduğunu öğrenmiştir.

* Dini Yaşam: Katoliklerin Palmiye Pazarı ayinine katılmış, Rus Ortodoks Paskalya kutlamalarını Müslüman bir ülkede gerçekleştirmenin zorluklarını not etmiştir. Paskalya gecesi, Rus ve Türk yetkililerin katıldığı resmi bir akşam yemeği düzenlenmiştir.

III. İşgal Yönetimi ve Siyasi Gerilimler

General Doukhovskoy'un valilik görevi, farklı topluluklar arasında denge kurmayı ve asayişi sağlamayı gerektiren zorlu bir süreç olarak tasvir edilmiştir.

A. General Doukhovskoy'un Görevleri

General, günlük olarak hırsızlık, hakaret gibi şikayetlerle ilgilenmiş ve topluluklar arası düzeni sağlamaya çalışmıştır. Özellikle Paskalya'da, başında beyaz sarıklı mollaların bulunduğu Belediye Meclisi üyelerini kabul etmiş ve onlara Rus işgalinin "Tanrı'nın iradesi" olduğunu belirten bir konuşma yapmıştır. Bu görüşmede, Belediye Başkanı Ali Efendi'ye Rus hükümeti adına 4.000 frank değerinde elmas işlemeli bir altın enfiye kutusu hediye etmiştir.

B. Topluluklar Arası Gerilimler

* Hristiyanların Korkusu: Günlüğün en belirgin temalarından biri, Hristiyan nüfusun (özellikle Ermenilerin) Rusların çekilmesinden sonraki gelecekleri hakkındaki derin endişesidir. Bu korku, işgalin son günlerinde kitlesel bir paniğe dönüşmüştür.

* "İntikamcılar" Cemiyeti: Hristiyanlara karşı nefret besleyen "İntikamcılar" adında fanatik bir cemiyetin kurulduğu ve bunun Ruslar için bir risk oluşturduğu belirtilmiştir.

* Ermeni Gösterisi: Rusların çekileceği haberinin yayılması üzerine, binlerce Ermeni, valinin evinin önünde toplanarak Rusya'ya göç etmelerine izin verilmesini talep etmiştir. Kalabalıktan bir kişi, "Türklerin insafına bırakılmaktansa sizin elinizde ölmeyi tercih ederim!" diyerek tabancasını doğrultmuştur. Bu olay, şehirdeki gerilimin doruk noktasını oluşturmuştur.

C. Yönetimin Devri ve Rusların Ayrılışı

* Türk Yetkililerin Gelişi: Rusya'da (St. Petersburg) eğitim görmüş olan Asya'daki Türk ordusunun başkomutanı Musa Paşa ve diğer üst düzey Türk komutanlar (Hüseyin Paşa, Muhtar Paşa) şehre gelmiştir.

* Devir Teslim Törenleri: Her iki tarafın yetkililerinin katıldığı resmi akşam yemekleri düzenlenmiştir.

* Ayrılış: 8 Eylül'de Rus birlikleri, askeri bando eşliğinde şehirden ayrılmıştır. Bu sırada Türk birlikleri, ayrılan Rus komutanlarına selam durmuştur. Yazar, bu tören sırasında Ermeni halkın ortalıkta görünmediğini özellikle not etmiştir.

IV. Şehirdeki Zorluklar ve Krizler

Erzurum'daki yaşam, sosyal etkinliklerin yanı sıra ciddi zorluklar ve tehlikelerle de doluydu.

A. Tifüs Salgını

Günlüğe göre, şehirdeki en büyük kriz Rus askerleri arasında yayılan tifüs salgınıydı.

* Etkileri: Salgın, "bütün sıraları biçerek" çok sayıda askerin ölümüne neden olmuştur. Rus mezarlığı dolmuş ve askerler için ortak bir mezar açılmıştır.

* Günlük Yaşamdaki Yeri: Yazar, her sabah salgının kurbanlarını taşıyan "uğursuz vagonları" gördüğünü belirtmiştir.

* Üst Düzey Kayıp: Kars'ta bulunan General Heimann'ın tifüsten ölmesi, kolonideki morali daha da bozmuştur.

B. Güvenlik Sorunları

Şehirdeki asayiş sürekli bir endişe kaynağıydı.

* "İntikamcılar" Tehdidi: Bu fanatik grubun varlığı, özellikle Hristiyanlar ve Ruslar için bir tehdit unsuru olarak görülüyordu.

* Kürt Saldırıları: Kürt çetelerinin manastırlara saldırdığı ve bir Rus subayını öldürdüğü rapor edilmiştir. Yazar, bu saldırıların Kürtlerin ancak "zeminlerinden emin olduklarında" gerçekleştiğini belirtmiştir.