Piyasalar

DEVLETİ YÖNETENİN YETKİ SINIRI ÖNCEDEN YASALARLA BELİRLENMİŞTİR

Punto:

EŞEĞİN HATIRI OLDUĞU ÜLKE
Eşeği bol olan köyün semercisi lüks içinde yaşarmış!
İki yaşlı adam parkta oturmuşlar kahkaha atıyorlar. Yanlarından geçen bir adamın dikkatini
çeker ve sorar:
- Amcalar sizin derdiniz yok herhalde, böyle kahkahalarla güldüğünüz göre?
- Bak delikanlı memleketi kurtarmak için bizim bir çözümümüz var,
- Nedir?
- Tüm halkı ve yanlarında da bir eşeği birlikte hapishaneye tıkmak.
Delikanlı şaşkın, tekrar sorar:
- Tamam da amcalar, eşeğin ne işi var hapishanede?
Amcaların kahkahaları daha da artar ve biri der ki:
- Demedim mi sana, herkes eşeği soruyor, bu halkı kimse sormaz diye. .

DEVLETİ YÖNETENİN YETKİ SINIRI ÖNCEDEN YASALARLA BELİRLENMİŞTİR
"Kimse öfkeli insan kadar çok yalan söyleyemez. — Friedrich Nietzsche"
Helal; “meşru, yasal veya uygun” anlamındadır. Haram teriminin zıt anlamındadır. Çoğu
zaman “mübah” ile eş anlamlı olarak da kullanılır. “hakkını helal etmek” deyimi hakkını,
emeğini bağışlamak anlamındadır. “Helallik dilemek” ise birinden hakkını helal etmesini
istemek anlamındadır.
Devlet hiçbir ayrım gözetmeden halkın refahını, sağlığını, huzurunu güvenliğini korumak için
gereğini yapmak zorundadır. Devletin kuruluş amacı budur. Devleti yönetenler
sorumluluklarını "kişiselleştirip" helallik isteyemez. Devleti, halk adına yöneten, sorumluluk
alan, sözleşme imzalayan kişiler "helallik" isteyemez. Bir devlet başkanı veya devlet görevlisi
kanunlarla verilen görev ve sorumluluklarını yerine getirememede gösterdikleri basiretsizlik
ve başarısızlıkları karşılığında halktan helallik isteyemez, (aksine) hesap vererek siyasi ve
hukuki gereğini yerine getirme mecburiyetindedir. Her beş yılda bir halkın karşısına (beş
dönemdir) çıkan günümüz iktidar partisi ve lideri, halka verdiği sözleri yerine getirmeme
karşılığında helallik istemiyle sorumluluktan kurtulamaz.
22 YILDA TOPLANAN VERGİ 3 TRİLYON DOLAR
22 yılda halktan toplayıp harcadığı 3 trilyon 77 milyon dolarlık bütçeyle halkını dünyanın en
yüksek faiz ve enflasyonuyla yine dünyanın en kötü sefalet endeksiyle tanıştıran ve
nüfusunun yüzde sekseni açlık ve yoksulluk sınırında yaşatan bir yöneticinin sorumluluğu
helalliğin çok ötesinde bir müeyyideyi iliklerinde hissediyor olmalıdır. Siz vergi verenler,
askerlik yapıp, kanunlarına riayet edenler, sandıklara giderek gereğini yapanlar olarak daha
fazla yaşamsal hak ve konfora layık olabilmeliydiniz. “25 sene önce buzdolabı mı vardı, onu
da biz sizlere sağladık” safsatasının çok ötesine geçebilmelisiniz. Sizler demokratik
cumhuriyetle kulluktan özgür birey (vatandaşlık) hakkına ulaştınız. Hukuk devletinde
yönetimler şeffaf ve hesap verebilirlikle denge ve denetleme sorumluluğundadır. Teşbihte
hata aranmaz diyerek insanların birbirine söyleyemedikleri eleştirileri hayvanları
konuşturarak (fabl) derdimizi anlatabilmekteyiz. Bunların başında sıkça başvurduğumuz canlı
“deve”dir. Hatalarımızı yükler, yanlışlarımızı yaradılış gereği eğriliğine yükleriz. Devenin
sahibinden helallik istemesini sizler kendi pencerenizden empati yapabilmelisiniz. Tüik

üzerinden emekli ve çalışanların daha çok yoksullaştırılma hamlesi ve yanlış yönetim sonucu
ülkenin iktisadi bir kriz içine sürüklenmesinin çıkışını neredeyse “hayallerinizden bile vergi
alınmasıyla”  karşı karşıya kalınması mizahi bir durumu ifade etmektedir. Hiçbir siyasi
sorumluluğu olmayan Maliye Bakanına bu işlerin yıkılması, asıl seçilmiş sorumlu olan
Erdoğan’ı sorumluluktan kurtaramayacaktır. Dün oy isterken kriz telafuz edenleri hainlikle ve
teröristlikle suçlayanlar, bugün halktan fedakarlık isteyerek, insani ihtiyaçlarından bile
vazgeçilmesini bir “din ritüeli” gibi yutturmaya çalışmaktadırlar. Yeni vergi ihdas etmek,
başarısızlığın dip noktasıdır. Vergide adaleti sağlayacağız propagandasını yaparken dünyanın
en fazla (%68) dolaylı (tüketimden alınan) vergisini alabilme becerisini gösterebilmektedirler.
2023 hedefleriyle halka vaat edilenlerin hiçbirinin tutmamış olması da ne kadar samimi
olduklarının bir göstergesidir. Ortada Nass (Kuran Hükümleri) varken bize ne oluyor
söyleminden kısa bir süre sonra %8,5 olan faizlerin %50’ye çıkması helalliğin de sınırının ne
olduğunu göstermesi açısından önemlidir.
HELALLİK Mİ?
Adam uzun yıllar devesiyle taşımacılık yapmış. Yaşlanan deve yolun sonuna gelmiş. Artık
öleceğini anlayınca:
— Sahibimi çağırın da helallik vereyim, demiş.
Devenin sahibi:
— Ne hakkı varmış ki bende? demiş. Demiş ama yinede merak etmiş. Dayanamayıp devesinin
yanına gitmiş.
— Ne hakkın var ki bende? demiş.
Deve:
— Öyle deme! Benim taşıma gücüm belliyken, sen bunun iki katı çuval yüklerdin bana. Bu
hakkımı helal ediyorum sana. (vergi konmadık yer bırakılmadı)
— İkinci olarak; benim günlük 10 kg yiyeceğe ihtiyacım varken, sen hep 8 kg verir kalanı
vermezdin. Bu hakkımı da helal ediyorum. (tüik versiyonlu)
— Üç günlük yolu iki günde gitmem için sopayla döverdin beni. Bu hakkımı da helal
ediyorum. (konuşanın cezalandırılması)
— Hatta bir yavrum olmuştu. Onu kesmiş, misafirlerinle bir güzel yemiştiniz. Bu hakkımı da
helal ediyorum. (yandaş vakıf, dernek ve müteahhitler)
— Amma bir hakkım var ki, onu asla helal etmeyeceğim. Mahşerde bunu senden soracağım.
Sahibi merakla sormuş.
— Nedir o?
— Her seferinde ben yolu bildiğim halde, tüm yükü ben taşıdığım halde, yularımı eşeğe
verirdin. Beni eşeğe mahkum ederdin ya, işte bu hakkımı helal etmeyeceğim! (nepotizmin bir
numarada uygulanması)