Piyasalar

BARDAĞI TAŞIRAN SON DAMLA

Punto:

Antalya Diploması Forumu’nda konuşan ABD’nin Türkiye Büyükelçisi Barrack’tan skandal açıklamalar:

“Dünyanın bu bölgesi sadece tek bir şeye saygı duyar: Güç.

Demokrasi arayışları çöktü.

Bu coğrafyada işe yarayan tek şey güçlü liderlik rejimleri ve merhametli monarşiler.”

MONARŞİ: Siyasi otoritenin genellikle miras yolu ile bir kişinin üzerinde toplandığı devlet düzeni veya rejim; tek erklik. (Türk Dil Kurumu)

Kendisini Türkiye’nin hatta Orta Doğu’nun Valisi sanan Şeytan Amerika’nın elçisi Tom Barrack daha önce de yaptığı açıklamalarda; 

“1919’dan beri ulus devletler tarafından engelleniyoruz”

"Türkiye, Osmanlı millet sistemine geçmeli. 1919’dan beri ulus devletler tarafından engellendik”

Tom Barrack’ın “ulus devletler engel oldu / Osmanlı benzeri ümmet yapısı” gibi tartışma yaratan sözlerine Türkiye’de iktidar cephesinden açık, doğrudan ve net bir itiraz geldiğine dair belirgin bir kayıt yok.

Kısaca özetlersek:

• Recep Tayyip Erdoğan

• Bu sözlere isim vererek ya da doğrudan atıf yaparak bir karşı çıkış yaptığına dair kamuya yansıyan net bir açıklama bulunmuyor. Genel söylemlerinde “İslam dünyası”, “ümmet” gibi kavramlara yer verdiği için bu tür ifadelere sert bir mesafe koyduğu da görülmedi. 

• Devlet Bahçeli

• İdeolojik olarak güçlü bir ulus devlet vurgusu olsa da, Barrack’ın sözlerine yönelik doğrudan ve açık bir tepki kamuoyunda öne çıkmadı. 

• Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP)

• Parti sözcüleri ya da resmi kanallardan da bu sözlere ilişkin net bir reddiye veya eleştiri belirgin şekilde yer almadı.

Bu yazımdan dolayı beni eleştirecek olanlara soruyorum. Tom Barrack’ın bu sözlerine itirazınız var mı? Yoksa “Gayet makul”mü diyorsunuz? Doğru ya size göre zaten küfür düzeni Türkiye Cumhuriyeti yıkılmalı ve Osmanlı yeniden dirilmeli.

Tüm vatanseverlere sesleniyorum. Bardağı taşıran son damla demeyecek misiniz?

İçimizdeki Cumhuriyet düşmanları da Tom Barrack gibi düşünüyorlar değil mi?

Leyla Zana: “Kürtlere 100 yıl boyunca zulüm yapıldı, 100 yıldır direniyoruz.

"Anadolu 100 yıllık narkozdan çıkıyor"

“100 yıllık reklam arası”

“100 yıllık parantezi kapatacağız”

“Terörsüz Türkiye” sloganıyla Türk’ün yurdu Türkiye’ye Türk, Kürt, Arap diyerek ortak aranıyor.

Şeytan Amerika’nın elçisinin son sözlerine sadece CHP mi cevap vermeliydi?

Ya Türk Milliyetçileri ve Cumhuriyetçilerin sesleri neden çıkmıyor veya kısık çıkıyor? Gür bir sesle ne zaman “Go home” Defol diyecekler?

Monarşi’ye ve Osmanlı Millet Sistemine geçmek demek Sevr’i kabul etmek ve emperyalistlerin boyunduruğu altına girmek değil mi?

DAHA VAHİMİ

Tarihçi ve yazar Sinan Meydan yaptığı paylaşımında durumun vahametini yazmış.

"HADSİZ T. BARRACK'A KARŞI SESSİZ KALIYORLAR!

Lozan'ı, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin laik, üniter ve ulus devlet yapısını eleştiren, Türkiye Cumhuriyeti'ne Osmanlı millet sistemine geçmeyi önermeye kalkan, (yani laik sistemi değiştirmeyi ima eden) ve monarşi güzellemesi yapan hadsiz T. Barrack'a sesini çıkarmıyorlar. Doğru, Trump'tan korkuyorlar, ama sessiz kalmalarının tek nedeni Trump korkusu değil. Aynı zamanda Barrack gibi düşünüyorlar."

Başta Musavvat Dervişoğlu ve İyi Parti teşkilatları, Ümit Özdağ ve Zafer Partisinin teşkilatları, Remzi Çayır ve Milli Yol Partisi teşkilatları, Yavuz Ağıralioğlu ve Anahtar Parti teşkilatları olmak üzere tüm Cumhuriyetçi partilerimizin Başkanları ve teşkilatları, Milletvekili davanın çilesini çekmiş Selçuk Özdağ başta olmak üzere tüm Cumhuriyetçi milletvekilleri birlikte ABD Elçiliğinin önüne siyah çelenk bırakıp eylem yapmalarını bekliyoruz.

Ve hayatlarını, gençliklerini bu vatan için feda etmiş olan başta Sami Bal, Ali Batman olmak üzere Ülkü Ocakları Genel Başkanlarımız, yöneticilerimiz ve il başkanlarımız. Tüm Medrese-i Yusufiyelilerimiz. Başta Mehmet Sakarya ağabey olmak üzere isimlerini buraya sığdıramayacağım dava büyüklerimiz, Başta Namık Kemal Zeybek olmak üzere her biri birbirinden kıymetli Eğitimci abilerimiz, Şevket Can Özbay başta olmak üzere tüm avukatlarımız, Ahmet Bican  Ercilasun, Yusuf Halaçoğlu başta olmak üzere tüm akademisyenlerimiz, ilim insanlarımızın, Başta Hakkı Öznur olmak üzere tüm araştırmacı ve yazarlarımız, başta Ahde Vefa Turan Birliği Başkanı Harun Maral olmak üzere tüm Cumhuriyetçi STK’larımızIN imzalayacağı bir protesto metnini yayınlamalıyız.

Hiç olmazsa bu vahim konuda bir bildiride isimlerimiz yan yana gelsin ve umut olsun.

Ben sadece umudunu yitirmemek adına yazan birisiyim. Bunun önderliğini yapacak kapasitesi yüksek erdemli ağabeylerimiz olduğunu biliyorum ve bekliyorum.

BARDAKTAKİ SON DAMLA ÇOKTAN TAŞTI.

Haşim AKTEN

17 Nisan 2026 KONYA