Piyasalar

15 Temmuz ve Küresel Kuşatma

Punto:
Öncelikle bir durumu ısrarla belirtmek istiyorum. Hiçbir partinin siyasi iç çekişmesi veya siyasi konumu bizi ilgilendirmiyor. Partiler kurulur, başarılı olur veya olmazlar. Bir kısmı hayatını devam ettirir bir kısmı tarih olurlar. Partiler demokrasinin olmazsa olmazlarıdır. Geçmişe baktığınızda yüzlerce parti kuruldu,  yüzlercesi tarih oldu. Yani partiler geçicidir. Bu gün varlar yarın yoklar. Bu yüzden de hiç kimsenin partizan gibi davranmaya hakkı yoktur.  Ama Türkiye Cumhuriyeti Devleti Allah’ın izniyle ilelebet var olacaktır. İstiklali tam, gelişmiş, müreffeh, sosyal ve hukuk devleti özelliklerini taşıyan, Türk Milletinin milli ve manevi değerlerinin hayat haline geldiği, mazlumun sesi, Türk ve İslam Dünyasının lideri umudu hayali bir Türkiye. Muhteşem Türkiye…  Bizi ilgilendiren bu! Öyle de olmalıdır. Siyasal tercihleriniz ne olursa olsun, söz konusu Türkiye olduğunda akan sular durmalı, bütün ihtilaflar bir köşeye bırakılmalı, düşmanlıklar anında son bulmalı,  kenetlenmeli,  birlik ve beraberlik halinde emperyalist güçlere karşı tek yürek, tek ses olmalı. Bunun adına milliyetçilik, vatanı, bayrağı, devleti, sevmek,  Türkiye sevdalısı olmak deniyor.  Canım sana feda Türkiye deniyor. 15 Temmuz, emperyalist güçlerin işgal hareketi. Türk Milletinin uyanış ve diriliş hareketi. Birlikte Türkiye’yiz demenin emperyalizme diz çöktürmenin adı. Bir ölür, bin doğarız haykırışıdır.  Ve 15 Temmuz bütün cihana Türk Milletinin tarihini tekrar okutma ve hatırlatmanın adıdır.  Bizler şunu çok iyi biliyoruz ki 15 Temmuzlar hiç bitmeyecek. Çünkü Türkiye emperyalist bir kuşatma altında. Bu çakallar, it sürüleri,  ne zaman zayıf olduğumuz,  karşı koyamayacağımız  bir anımızı yakalasalar anında tepemize çökecekler. Uyanık olmamalı, aksine hiç uyumamalıyız! Her an her dakika top yekûn bir direnişe hazır olmalı, emperyalist güçler oyun üzerine oyun, tezgah üzerine tezgah kuruyorlar ne zaman nerede karşımıza çıkacakları hiç belli olmaz. İşte tam da burada S-400 ler dünden bugün daha önemli hale gelmiştir. Doğu Akdeniz’de, Orta Doğu da Balkanlarda haklarımızı korumak ve kollama konusunda ki irademiz güçlenmeli. Hiç bir milli menfaatimiz iç çekişmelere feda edilmemeli. Söz konusu vatan olduğunda tek yürek, tek yumruk olamıyorsanız, siz o savaşa, o direnişi baştan kaybetmişsiniz demektir. Sözüm siyasi partilere değil, sözüm onların taraftarlarına; “Partileriniz akıllarını başlarına toplamıyorlarsa, siz toplatın, siz ayar verin. Maalesef birçok siyasinin çıkar ve menfaati vatanın çıkar ve menfaatinden üstün geliyor. Maalesef .” Ülkemizde küresel kuşatmaya destek vermek amacıyla binlerce ajan yuvalanmıştır. Bunların asli görevi, kafa bulandırma, ayrılıkları ve farklılıkları körüklemek, din ve inanç birliğini yok etmektir. Yani; “cephede silah tutan elin iradesini zayıflatmaktır.” Hiç kimse bu oyuna gelmemeli.  Maalesef ülkemizde bir grup S-400 lerin gelmemesi için kampanya yürüttüler ama başarılı olamadılar. Şimdide Doğu Akdeniz’deki haklarımızı koruma konusundaki kararlılığımızı zayıflatmak isteyenler tekrar harekete geçmiş bulunmaktadırlar. 15 Temmuz’u gerçekleştiren hainler, ajanlar yine iş başında. Bu seferki oyunun adı, “Mavi Vatan” Ağızlarından salyalar akarak Doğu Akdeniz deki pastadan pay almak isteyen emperyalist güçler, bütün güçlerini buraya yığmaktadırlar. Oyun üzerine oyun kurmaktadırlar.  Akdeniz’e kıyısı en uzun ülke biz olmamıza rağmen,  “Tamam kıyınız olsun ama deniziniz olmasın” anlayışı ile hareket eden küresel güçler bizi kuşatmaya devam etmektedirler.  Türkiye’nin çıkarları iç siyasete asla alet edilmemeli, feda edilmemeli. Herkes aklını başına toplamalı. Savunacağınız bir vatanınız olmadığında, küresel güçlerin köleleri olarak hayatlarınızı devam ettirmeye mahkûmsunuz demektir.  Türkiye bu küresel kuşatmayı Allah’ın izniyle, akılcı bir politika, bilinçli bir dış siyaset ve milletin tam desteği ile parçalayacaktır. 15 Temmuzda olduğu gibi milletin ortak iradesi,  düşmanın kirli,  iğrenç emellerini başlarına geçirecektir. Çok güzel bir laf vardır. “Her Türk Savaşçı Olarak Doğar” Dolayısı ile herkes aklını başına toplasın. Kimse bizim asker sayımızı hesaplamaya kalkmasın.  Biz söyleyelim. 82 milyon askerimiz var.  Bilmiş olun. Söylediklerimizin altını çizelim. Türkiye bir küresel kuşatma altında. Yeni bir 15 Temmuz’a hazır olun.  Bu konuda siyasilerimizin önemli sorumlulukları var. Milli meselelerde, bir ileri iki geri adım atmayın. Onun bunun değil, Türk Milletinin sözcüsü olun. Tek ses, tek yürek olun. Yanlışları yine söyleyin, yine eleştirin, yine zararı yok birbirinize ne söyleyecekseniz söyleyin ama vatan söz konusu olduğunda her kes ayağını denk almalı. Aksi halde bu millet sizi öyle bir gömer ki gömdüğü yerden asla çıkamazsınız.  Türkiye’nin varlık ve beka davasına gönül vermiş gönül erenleri susmamalı, konuşmalı. Ülkemizin gerçek bilim ve akil adamları, liderlik ağabeylik yapan, Türk ve İslam Coğrafyasında söz sahibi olanlar bu ülkenin sizlere ihtiyacı var. Kalkın milletin önünde yürüyün hiçbir siyasi kaygı taşımadan.  Sayın Devlet Başkanımızdan çok önemli bir ricamız var.  Sayın Devlet Başkanımız, malumları olduğu üzere halen bu ülkede, haksız yere işlerinden ihraç edilen mağdurlar var. Bizzat şahsımın bildiği insanlar var. Bu herkesin ortak yarası. Fetö ile ilişkileri ayan beyan ortada olan bir takım siyasiler ortalıkta dolaşıp milleti bölmeye çalışırken, bu kardeşleriniz sizlerden adalet beklemektedirler. 15 Temmuz, acı ve gözyaşının yanında aynı zamanda bir zaferdir,  bir bayramdır. Milletin Bayramıdır, Milletin Zaferidir. Sizden ricamız bu günün anısına dilekçeleri komisyonlarda olan bu mağdur kardeşlerimize adaletinizi göstermenizdir.  Selam, saygı ve dua ile.