Gündem
Vurun Doktora...
28.11.2017 13:55
SAĞLIKTA ŞİDDET… VURUN DOKTORA…


Bu yazıyı yazarken merhametsiz, vicdansız, kötü, kibirli, ilgisiz doktorun insan yüreğinde açtığı yarayı, oluşturduğu nefreti, insan yüreğinde meydana getirdiği yangını ve o şiddetli öfkeyi çok iyi bilen bunu yaşamış bir hasta yakını olarak yazıyorum. Kısaca her iki tarafı çok iyi bilen, anlayan, hisseden biri olarak dertleşmek istiyorum.

Şimdiye kadar kendi canınızı, annenizin, babanızın, evladınızın, eşinizin canını emanet ettiğiniz kaç doktor öldürüldü, dövüldü, hakarete uğradı, kaç doktora, sağlık personeline acımasızca saldırıldı çetelesini tutanınız var mı?

Doktorlara; hastalar, hasta yakınları ve hatta kendi üst düzey yöneticileri tarafından uygulanan taciz, saygısızlık ve tehditlerden haberiniz var mı?

Kendi çalıştığı hastanede bir yerden bir yere giderken başına bir iş gelmesin diye önlüğünü çıkarıp dolaşan doktorların olduğuna inanır mısınız?

Kapısı tekmelenerek odasına girilen ve “ne oturuyorsun ulan, seni bakana şikâyet edeceğim” diye tehditler savrulan doktorun işini nasıl yapabileceğini söyler misiniz?

Hastanede çalıştığı kliniğe hasta muayenesi için giren doktorlara “hop, hop hemşerim sıra numarası al herkes gibi sende sıranı bekle, senin ne özelliğine var” diyerek taciz edenlere ne dersiniz?

Bir bayan hekime aynı anda saldıran üç, dört erkek bozuntusu için ne düşünürsünüz?

Bütün bunları okurken; adliyede, valilikte, karakollarda, tapu dairesinde, belediyelerde, bankalarda çalışanların, okullarda öğretmenlerin her gün bu şekil şiddete maruz kalarak çalışmak zorunda kaldığını tasavvur eder misiniz?

“Doktorlar sizin emrinizde çalışırlar canınızı sıkan doktoru direkt bana şikâyet edin ben onun icabına bakarım”
“Bu doktor efendilere güven olmaz”
“Ne verirseniz verin bu doktorların gözü doymaz”
“Doktorların eli hastaların cebinde”
“Paracı doktorlar gürültü yapıyor”
“Doktor efendinin derdi para, doktor efendi para peşinde”
“Doktor efendi dönemi bitti”

Doktorluk; bizzat kendi üst düzey yöneticileri tarafından seçim meydanlarında, açılışlarda yapılan bu ve benzeri popülist konuşmalarla, “doktor efendi” aşağılamaları ile

şahsi ve mesleki itibarı kalmayan, güvenilmeyen, inanılmayan ve sanki her türlü aşağılanmayı, tehdidi, şiddeti ve hatta öldürülmeyi hak eden bir meslek grubu haline getirildi.

Düşünmek gerekir ki; hangi meslek gurubu, çalıştığı, hizmet ettiği yerde bu şekilde öldürülüp, dövülüp, hakarete uğrayıp, tehdit almaktadır. Bunun mantıklı bir izahı var mıdır?

Doktorları günah keçisi gibi ortaya atanlar ve toplum bilmelidir ki; sağlıkta terörün, şiddetin sona erdirilmesi için öncelikle ve acilen tüm sağlık personelinin itibarlarının, güvenilirliklerinin iadesi gerekmektedir.

Sağlık personelini geçmişte yaşanmış hatalardan dolayı suçlu ilan eden, vurun abalıya misali orta yere atan zihniyet gitmeli, yerine personeline sahip çıkan, değer veren, önemseyen yöneticiler gelmelidir.

Herkes iyi bilmelidir ki; bugün sağlıkta iyi şeyler yaşanıyorsa bunun emeği, fedakârlığı bütün bu yönetim ve sistem hatalarına, öldürülmeye, dayağa, tehdide, hakarete rağmen yılmadan, sabırla, fedakârca çalışan, gecesi gündüzü olmayan sağlık personeline aittir.

Hemen hemen hiçbir meslek sahibi kişinin işini gördükten sonra cebine de yol parası koyarak ve hatta evine kadar arabasıyla götürerek hizmet etmez ama doktorlar bunu ve benzeri binlerce fedakârlıkları yaparlar.

Hasta hakkı birimi kuran ve halka doktor milletinin gözü sizin paranızdadır, bunlar acımasızdır, bu doktor efendiler suçludur ve sizler de her zaman haklısınız diye popülizm yapan yöneticiler acilen hekim hakkı birimini de kurmalı, bu iki birimi bir çatı altında birleştirmeli ve ismi de bu yapıya uygun olmalıdır.

Bunun yanı sıra ve çok daha acilen sağlık terörizmine karşı kanun yapıcılar tarafından caydırıcı yaptırımlar getirilmeli ve kolluk kuvvetlerinin bu konuda daha duyarlı olmaları sağlanmalıdır.

Bu konuda sayın halkımıza da bir uyarı; bakınız sizler muayene sıranızı beklerken doktorlara bağıran, hakaret eden, saldıran bir kişi bile olsa o kişi aslında sizin hakkınızı da gasp etmektedir. Böylesi bir olaydan sonra o klinikte uzun süre sağlıklı muayene yapılabileceğini düşünebiliyor musunuz?
  • 15:07

    Erzurum'da 1001 Hatim Geleneği

  • 11:40

    Bu Haftaki Konuğumuz R. Alparslan Tombul

  • 13:36

    DEVLETİMİZE, SİYASİ İKTİDARIMIZA VE MİLLETİMİZE UYARIMIZDIR..!

  • 13:00

    İslam İşbirliği Teşkilatı Kararını Verdi!

  • 15:12

    Koncuk'tan Bakan'a Çağrı: "100bin Öğretmen Al, Ek Ders Verme"

  • 14:19

    Erzurum Kudüs İçin Tek Yürek

  • 13:22

    Faiz, Rant ve Borç Kıskacındaki Türkiye

  • 13:46

    Enflasyon 14 Yılın En Yüksek Rakamına Ulaştı

  • 11:11

    Bu Haftaki Konuğumuz Op. Dr. M.Zeki ÇABUK

  • 15:26

    Selçuklu Vakfı Sohbetleri