BİST

0,00

%0,00

Dolar

0,00

%0,00

Euro

0,00

%0,00

Altın

0,00

%0,00

Gündem
Toplumsal Miras
09.10.2019 09:12
HİÇ DÜŞÜNDÜK MÜ, İNANDIĞIMIZ TEMEL İLKE VE DEĞERLERİ NİYE KURUMSAL HÂLE GETİREMİYORUZ ?

Hepimiz etkileyici nutuklar çekmek veya bir başkalarını eleştirmek istediğimizde sık sık "adâlet, liyakat, ehliyet ve istişâre" gibi kavramlara başvurur, her türlü olumsuzluğun sebebi olarak, muktedir muhataplarımızın yönetim yetkisini kullanırken bu ilkeleri gözetmediğinden yakınırız.

Somut bir örnek olması bakımından bilhassa muhalif unsurların, iktidar yetkisini kullananlara karşı ileri sürdükleri itirazların başında, "yönetim esasları olarak ehliyet ve liyakâtin terkedildiği" adam kayırma, çapsızlık ve adâletsizliğin hâkim olduğu yönünde şikayetler gelir.

Beklenir ki bu tür yakınmalarda bulunan başta muhâlif siyasi partiler olmak üzere, diğer sosyal yapılar, amaçlarını gerçekleştirmek üzere kendi mensubu olan insan kaynaklarını verimli şekilde kullanabilsin ve "ehliyet, liyakât ve adâlet" ölçülerini sıkı sıkıya koruyor ve uygulayabiliyor olsunlar.

Düşünsenize, rakiplerinin aksine bu ilkeleri sıkı sıkıya uygulayan bir siyasal yapının, diğerlerini olumlu anlamda etkilememesi mümkün müdür?

Oysa hepimiz biliyoruz ki, bu yöndeki şikayetleri kolaylıkla, inançsız ve soyut bir şekilde dile getiren kişi veya kurumsal yapılar, kendi "iktidar alanlarını" oluşturduklarında "adâlet, liyakât, ehliyet" gibi ölçüler yerine, "yakınlık, biât, sadâkat" gibi ölçülerin ve şahsi tercihlerin daha isabetli ve faydalı sonuçlar verdiği gibi subjektif bir inancın konforuna ulaşıyorlar.

Daha önceki şikayetleri de, kendi süfli amaçlarına ulaşmak için elverişli meşruiyet devşirme vasıtası olmaktan ibaret kalıyor. Bu inançsız ve samimiyetsiz temenniler için, bu topraklarda üretilmiş ne de güzel bir söz vardır; "bal bal demekle ağız tatlanmaz."

Kendini sürekli tekrarlayan çelişkili bu süreçlere son vermenin veya bu iki yüzlülüğü aşmanın yolunun ise; doğruluğunu tartışmasız kabul ettiğimiz, hatta bu ölçüleri gözetmenin aynı zamanda dinimizin de emri olduğunu beyan ettiğimiz bu ilkeleri hayata geçirmenin, rasyonel kurum ve kurallara ve mekanizmalara bağlanmaktan geçtiğini anlamamız gerekmektedir. Bu anlamda "yalancı çoban" hikayeleri yerine, kurum ve kuralların objektif ve yansız işleyişlerine güvenmek zorundayız.

Akıl, bilim zihniyeti ve yüksek bir hukuk bilincini gerektiren fikri çözümlemeleri yapabilmek için de, kerâmeti kendinden menkul fânilerin, efsanelerin, mitolojik unsurların etkisinden kurtulmuş ve hür bireylerin üreteceği entelektüel bir kapasiteye ulaşmak gerekmektedir. Bu kapasiteyi üretmek görevi de öncelikli olarak o toplumun içindeki aydınlara düşmektedir.

Özetle; inandığımız ve doğruluğunu kabul ettiğimiz temel değer ve ilkelerin hayata geçebilmesi için, o ilkelere soyut bir şekilde vurgu yapmak yetmez.
O değer ve ilkelerin objektif ve rasyonel kurallar doğrultusunda, akıl ve bilim ölçüleriyle işlerliğe kavuşturulmuş süreçlere ve kurumsal mekanizmalara bağlanması gerekmektedir.

Bu türden bir çözümleme ve beceriyi mensup olduğumuz sosyal ve siyasi yapilarda gösterdiğimizde ise; doğruluğuna ve faydasına inandığımız "değer ve ilkelerin" birbirini olumlu anlamda etkileyecek kurumsal yapılar vasıtasıyla ve bütünüyle hayata geçeceğini, beşeri sermayemizi hebâ ettiğinden yakındığımız, muktedirlerin kişisel ve keyfi uygulamalarının da her alanda son bulduğunu görmüş olacağız.

Unutmayalım ki, her parlak medeniyetin temelinde, o milletin sahip olduğu insan kaynakları bilimsel ölçülerde verimli ve akılcı kullanılmış olması ve yüksek bir kurumsallaşma düzeyine ulaşacak şekilde bir organizasyon kabiliyeti ve kapasitesi vardır. Bu anlamda tarih boyunca kendi kurumlarını inşa edememiş hiç bir medeniyet mevcut değildir.

Organizasyon anlamında "teşkilatçılıkları" ve "kolay devlet kurmalarıyla" meşhur olan Türk milleti, bedevilik kültür ve ikliminden kurtulmak şartıyla, zamanın ruhuna uygun olarak hukuki ve rasyonel kurumsallaşma düzeyine ulaşmayı kolayca becerecek kadar kültürel ve genetik kodlara sahiptir diye düşünüyorum.

Bu beceri ve kapasiteyi üretemediğimiz takdirde, devletimiz ve diğer siyasi yapılarımızın işleyişinde nesilden nesile anlatacağımız, içinde bedevilik kültürünün mirası "haksızlık, aldatılma, iki yüzlülük, ihânet, yanaşmalık ve hayal kırıklıkları" bulunan ve aynı zamanda toplumsal huzursuzluk kaynağı olan, bir birine benzer hikayelerden oluşan ve hiç kimsenin işine yaramayan gereksiz tecrübelerimiz olur sadece.

GELECEĞE DÂİR GÜZEL ÜMİTLERİMİZ DÂİM OLSUN !

Sevgilerimle,

Rubil GÖKDEMİR

Rubil GÖKDEMİR

  • Dolar/TL Kuru Neden Hareketlendi?
  • Demokratik Milliyetçiliğin Sınırsız Meşruiyeti !
  • Demokratik Meşruiyetin Kaynağı Olarak Milliyetçilik !
  • Uluslararası ve Milli Sömürü Çarkı Nasıl İşler?
  • Ekonomik Veriler Işığında Jeo-Politik Sıkışıklığımız!
  • Ekonomiye Bir Bütün Olarak Bakabilmek
  • Yanaşma Düzeni Nedir?
  • Ekonomide Yanaşma Düzeni Artık Sürdürülemez
  • Tanzim Satışlar Tiyatrosu
  • Can Yakıcı ve İntiharlara Yol Açan İşsizlik Rakamları
  • Tasarruf Oranı ve Yatırım Sarmalı
  • Allah Aşkına, İlimsiz ve Kitapsız Siyaset Olur Mu?
  • İstanbul'un Fethi
  • YSK Kararının Hukuka Aykırılığı
  • Siyasette Mehdi Aramak
  • Bütçe Harcamalarında Tasarruf Mümkün Mü?
  • Özel Tüketim Harcamalarının Ekonomik Büyüme Oranındaki Payı
  • İstanbul Seçimi Sonrası Ne Konuşacağız?
  • Ekonomik Krizden Nasıl Çıkarız -1-
  • Ekonomik Krizden Nasıl Çıkarız -2-
  • Ekonomik Krizden Nasıl Çıkarız -3-
  • Ekonomide Kurumsal Aptallığın Rakamsal Analizi
  • Yeni Siyaset ve Geleceğe Dair Hesaplaşmalar !
  • Son 20 Yılda Çizgimizi Bozmadan Hep Haklı Çıktık !
  • Size Göre Torba Yasa Teklifi Neden TBMM'de ?
  • Çıkış Yolu Sivil Siyaset ve Demokratik Hukuk Devletidir !
  • Faizleri Düşürmek Yeter Mi?
  • Bankalar Faizi Düşürüp, Kredi Hacmini Arttırabilir Mi?
  • Ekonomide Dehşet Manzarası
  • Hazinenin Bütün Öngörüleri İlk Altı Ayda Çöktü
  • Dolar TL'ye Karşı Değer Kaybetmeye Devam Eder Mi?
  • Yerli ve Milli Çözüm Teklifi
  • Cari Fazlası Bayramı(!)
  • Ekonomiyi Kurtaracak Babayiğit Bulundu Mu?
  • Hikayenin Sonunu Merak Ediyorum
  • Resmi Yalanlar
  • Kredi Hacmini Zorla Mı Artıracağız?
  • Kaçak Sigara ve PKK Payı
  • 17 Yılın Özeti
  • Türk Milleti Müstemleke Ahalisi Değildir!
  • SGK,TÜİK VE BDDK Verilerinden Çıkan Sonuçlar!
  • Yeni Finansman Mimarisi Arayışları
  • Sistemin İntikamı
  • Propagandanın Gücü İşte Böyle Bir Şeydir!
  • Enerji Dosyası
  • Öterse İyi Düdük!
  • İki Sektöre Faiz Kıyağı
  • İki Sektöre Faiz Kıyağı
  • Vatandaş İçin 2019 Yılı Bütçe Değerlendirmesi
  • Toplumsal Miras
  • Siyasette Millet Gücü
  • Mızrak Çuvala Sığmıyor!
  • Bu Ekonomi Nereye Kadar Gider?
  • Durum Bu!
  • Yok Birbirimizden Farkımız!
  • 2020 Yılı Devlet Bütçesi Mi? Unut Gitsin!
  • Vasatlaşan Yandaşlar
  • Yeni Vergi Paketinde Neler Var?
  • Siyaset ve Ekonominin 17 Yıllık Değerlendirmesi
  • Ekonomiyle Yüzleşmek
  • Vergi Rekortmenleri Açıklanmış
  • Toplam Kredi Hacmi Ne Anlama Geliyor?
  • Yeni Parti Kurmaya Heveslenenler İçin!
  • Atatürk ve Yanaşma Düzeni!
  • Sistemin İntikamı Geliyor Mu?
  • 12:11

    BTK Hattı, Astrahan'ı da Kalkındıracak

  • 12:16

    Ceren Özdemir Cinayeti

  • 10:27

    Beraat Eden Kişi Görevine Neden Dönemiyor?

  • 11:10

    Kenan Evren'in İsmi Siliniyor

  • 09:51

    Öğretmenler Günü Kutlu Olsun

  • 08:58

    Dünya Felsefe Günü

  • 08:39

    Milli Vicdan Kurucularından Turan Güven'i Kaybettik..

  • 08:56

    2018 Vergi Rekortmenleri Açıklandı

  • 11:02

    14 Kasım Dünya Sosyologlar Günü Kutlu Olsun

  • 10:58

    14 Kasım Ahıska Sürgününün Yıl Dönümü