BİST

0,00

%0,00

Dolar

0,00

%0,00

Euro

0,00

%0,00

Altın

0,00

%0,00

Gündem
İdam
07.07.2018 13:12
Çocuk tecavüzlerinin ardından idam cezası bir defa daha tartışmaya açıldı. MHP ile BBP idam cezasının geri getirilmesini savunuyor. İktidar partisi de özellikle referandumda idam cezasını savunur bir görüntü sergilemişti. Son günlerde yandaş medyada da benzer yönde yayınlar yapılıyor.

İktidar bir düzenleme yapacağı zaman önce medya yoluyla toplumu alıştırıyor, arkasından amaçladığı düzenlemeyi yapıyor.

Yandaş medya ısrarla idam cezasının gerekliliği üzerine bir algı oluşturmak istediğine göre, iktidarın idam cezasının geri getirilmesi yönünde bir planının olduğunu söyleyebiliriz. (düne kadar idama karşı duran Hürriyetin bugün Japonya’da asılan kıyamet tarikatının liderini manşetten vermesine bakınız)

İdam cezası, DSP-MHP-ANAP iktidarı döneminde 3 ağustos 2002 tarihinde savaş ve çok yakın savaş tehdidi hallerinde işlenmiş suçlar hariç tutulmak üzere kaldırıldı. Bu, aslında Öcalan’ın asılmaması için yapılmış bir düzenlemeydi.

Türkiye, "barış zamanında" idam cezasının kaldırılmasını öngören Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi 6. Protokol'ünü ise, 15 Ocak 2003 tarihinde imzaladı. 6. Protokol'deki "savaş ve yakın savaş tehlikesi zamanında işlenmiş fiiller için ölüm cezası öngörülebileceği" istisnası 13. Protokol'le kaldırıldı ve ölüm cezasının her koşulda kaldırılması benimsendi. Türkiye, 13. Protokol'ü de 2004 de imzalayarak, 7 Mayıs 2004 tarihinde gerçekleştirilen anayasa değişikliği ile idam cezasını büsbütün mevzuatının dışına çıkardı.

Yani idam cezasının kaldırılmasında bugün geri getirilmesini isteyen iki partinin AKP ve MHP’nin imzası var. Dün de terör vardı, bugün de var. Dün de çocuk tecavüzleri, cinsel saldırılar vardı bugün de var. Dolayısıyla şartların zorunlu hale getirdiği bir düzenleme ihtiyacından söz edilemez. Dünle bugün arasında idam cezasını gerektirecek bir fark yok. Yahut tam tersini söylemek de mümkün, bugün var olan şartlar dün de var olduğuna göre kaldırılmasını gerektiren koşullar yoktu.

Peki bu idam çığırtkanlığı niye?

24 Haziran seçimleri ile Türkiye rejim değiştirme tercihi yaptı. Dünyanın hiçbir yerinde tek adam yönetimleri muhalefete, çoğulculuğa, eleştiriye tahammül etmez. Çocuk cinayetlerinin yarattığı tepki psikolojisi üzerinden aslında onunla sınırlı kalmayacak bir düzenlemenin önü açılmak isteniyor. İdam cezası getirilirse bu asla çocuk tecavüzleri ve cinayetleri ile sınırlı kalmayacak. Nitekim, bazı partilerin söylemlerine bakıldığı zaman bu gerçek görülüyor.

İdam cezası geri getirilebilir mi, getirilebilir. Ama bunun karşılığı Türkiye’nin AİHS’ den imzasını çekmesi, AİHM düzeni dışına çıkması olur. Çünkü; AİHS’nin çekince konulamayacak maddelerinden biri de idam cezasıdır. Bir devlet Sözleşme’nin diğer maddelerini kabul ediyorum ama idam cezası ile ilgili ek protokolü kabul etmiyorum diyemez. Yeni düzeni savunanlar muhtemelen AİHS ile bağlılığı bile kendileri ve amaçladıkları hedefler için bir engel olarak gördükleri için, uygun bir gerekçe bulup bu bağdan kurtulmak istiyorlar.

Bu kanaate nerden vardığımı soranlar olabilir,2010 referandumunda temel hedef siyasetin askeri vesayetten kurtulması idi. AKP ile bağı olmayan birçok kişi ve grup bu amaçla değişiklikten yana oy kullandı. Fakat, iktidar yapılan düzenlemeleri demokrasiyi pekiştirmek için değil, kendi gücünü pekiştirmek için kullandı. İdam cezasının da aynı maksatlarla kullanılamayacağını kimse söyleyemez. Olaya çocuk tecavüzleri ve cinayetleri gibi çok haklı bir pencereden bakanların bir de meseleye bu perspektiften bakmalarında fayda var. Her düzenlemeyi gücünü tahkim etmek için kullanan bir iktidara bu silah verilmeli midir , verilmemeli midir? Konunun tartışılacağı doğru zemin budur!

İrfan SÖNMEZ

  • Askeri Sefere Çıkınca Rotamız Onunladır
  • Hitler Ne Öğretti?
  • Din, Siyasete Alet Oldu
  • Din, Siyasete Alet Oldu
  • Trump Sadece Suriye'yi Vurmadı
  • SİYASİ FARKLAR KARDEŞLİĞİMİZİN ÖNÜNE GEÇMEMELİ...
  • Nefret, Korkakların Dilidir
  • Partilerde Adalet
  • Hükümetten Korku Stratejisi
  • İdam
  • Adalet ve Demokrasi Arayışı
  • Toplumun Vicdani Duygusu
  • Yerel Seçimler
  • Dolmabahçe Kadrosu Hazır Kıta Bekliyor
  • Yeni Bir Yıl
  • Ahlak ve Müslüman
  • Yanlışı Savunmak
  • Seçime Doğru
  • Korku Siyaseti
  • İslam'ı Şirkten Kurtarmak
  • Nurettin Soyer Şimdi Mi Akıllara Geldi?
  • Türkeş Anısı ve Siyaset
  • YSK ve Cumhurbaşkanlığı Sorunu
  • YSK ve Cumhurbaşkanlığı Sorunu
  • İslamda Aile ve Tek Adam Yönetimi
  • Emevi İslamı
  • Apo'nun Mektupu ve Beka Söylemleri
  • Siyasi Çürüme
  • HDP ve 19 Mayıs
  • Bozuk Yargı
  • Müslümanların İslamofobisi
  • AKP'den İmamoğlu'na Büyük Hediye
  • Seçimde Her Yol Mübah Mı?
  • 15 Temmuz, Gerçek ve Mağdurlar
  • Suriyeli Meselesi
  • AYM Kararı'nın Ölçüsü
  • Devletin Adaleti
  • Milliyetçilik
  • Sessiz Milliyetçi Olmaz!
  • Malazgirt'ten Bay Kemal'e
  • Kemal Tahir'i Anlamak
  • Kolombiya-Farc Barışı Nasıl Başarıldı?
  • Suriye'ye Neden Müdahale Ettik?
  • Darbe Üzerinden Din Düşmanlığı
  • Yeni Bir Çözüm Süreci Mi?
  • 12 Eylül'ü Anlamak
  • Silah Bırakma Süreci
  • Yargı Reformu
  • Siyaset Dili ve Ahlağı
  • Dinin Siyasete Alet Edilmesi
  • Milli Sorumluluk
  • Münbiç Belirsizliği ve Ümmet Kavramı
  • HDP'ye Kayyum ve Hazine Yardımı
  • DEAŞ, El Kaide ve Sapkın Din Anlayışı
  • Din Muhasebesi ve Yorumu
  • Farklı Dillerde Eğitim
  • 09:20

    Geleceğe Nefes Kampanyası

  • 08:50

    Atatürk'ü Saygı, Rahmet ve Minnetle Anıyoruz

  • 11:21

    Antalya'da 4 Kişilik Aile Ölü Bulundu

  • 09:44

    Erzurumlular Ecdada Saygı İçin Yürüdü

  • 08:59

    Devlet Bahçeli'den FETÖ’nün Siyasi Ayağı Açıklaması

  • 08:59

    Milli Vicdan Üyesinden Ürpertici Uyarı!

  • 08:14

    YPG Çekilmezse Türk Ordusu Tarafından Ezilir

  • 10:24

    Azerbaycan'ın Bağımsızlık Günü Kutlu Olsun

  • 15:01

    Suriye'de Kaybolan İdrak

  • 14:35

    SPK'dan 7 Bankaya Açığa Satış Yasağı