BİST

0,00

%0,00

Dolar

0,00

%0,00

Euro

0,00

%0,00

Altın

0,00

%0,00

Gündem
Ekonomiye Bir Bütün Olarak Bakabilmek
16.05.2019 05:48
Ekonomi hakkında yazan, konuşan, fikir yürüten hepimizin ortak bir zaafı var. İyimser davranan veya bu yönde siyaset yapmak isteyenler yüzlerce veri arasında, bir aylık birkaç veriyi esas alarak işler iyiye gitmeye başladı, "en kötüsü geride kaldı" derken, diğer tarafta yüzlerce olumsuz veriden, ekonominin bütüncüllüğünü ihmâl ederek ve yine siyaset yapmak maksadıyla bazı verileri ön plana çıkararak değerlendirme ve yorumlar yapıyoruz.

Malûm her ayın başında enflasyon ve dış ticaret rakamları, her ayın 15'inde ise işsizlik ve bütçe rakamları ve aralarda da bankacılık dahil değişik diğer sektörlere ait aylık veriler yayınlanıyor.

Genellikle ekonomiye dair bir sürü rakam ve istatistiğin havalarda uçuştuğu bu alanın, geniş kitlelerce zaten bilinemeyeceği, bu alanın sistemin merkezinde bulunan ve "çok akıllı" olduğu zannedilen insanların iştigal sahası olduğu zannedilir. Bu zan sebebiyle muktedirler, milletin büyük çoğunluğu üzerinde her türlü "algının" oluşturulacağı bir alan olarak ekonomiyi seçerler.

Giriş olarak konuyu daha fazla uzatmamak için, ekonomik meseleleri diğer disiplinlerle olan ilişkisinden koparmadan, günümüze ve aktüel verileri birlikte değerlendirecek olursak;

1-BÜTÇE RAKAMLARININ İLK DÖRT AYLIK VERİLERİ BİZE DİYOR:

2019 yılı için Bütçe Gelirlerimizin 880 milyar TL olması ve Bütçe giderlerimizin ise 961 milyar TL olması öngörülmüş ve 80,6 milyar TL'de bütçe açığı vereceğimiz hesaplanmıştır.

Şimdi bu bilgiler ışığında 4 aylık bütçe gerçekleşmelerine bakalım. Dört ayda toplam 330,4 Milyar TL bütçe harcaması yapmışız. Vergi gelirlerimiz ise 203 milyar TL olmuş. 37 milyar TL MB kâr transferi olmak üzere, toplam diğer gelirlerimiz de 53 milyar TL olmuş.

Ocak ayında Hazine kasasına giren ve harcanan 37 milyar TL'yi hariç tuttuğumuzda, bundan sonraki aylarda ortalama her ay 50 milyar TL vergi geliri ve 6 milyar TL'de diğer gelirlerimiz olmak üzere toplam 56 milyar TL aylık BÜTÇE GELİRİMİZ olacağı anlaşılmaktadır.

4 aylık toplam bütçe giderimizi esas aldığımızda ise; ortalama aylık bütçe harcamamızın 82,5 milyar TL civarında olacağı anlaşılmaktadır.

15 Mayısta açıklandığı gibi ilk dört aydaki 54,5 milyar TL bütçe açığının dışında, yılın son sekiz ayında her ay ortalama 23 milyar TL'nin altına düşmeyeceği anlaşılan bütçe açıklarını topladığımızda, 178 milyar TL + 54,5= 232,5 milyar TL gibi bir devasa bir rakamda bütçe açığıyla karşı karşıya kalacağımız ortadadır.

Bu tablo karşısında Hazinenin Merkez Bankasının 40 milyar TL'lik "ihtiyat akçesine" göz dikmesi ve eğer geride bir şey kaldıysa "işsizlik fonuna" el atmasına sakın kimse şaşırmasın. Zaten borçlanma hedeflerini aşarak ve iç piyasayı kurutacak şekilde, TAHVİL SATIŞI DA son sürat devam edecek gibi...

Yani damadın "burası çok önemli" diyerek açıkladığı YEP'de hedeflenen bütçe açığının GSYH'nın %2'si yerine %5'i civarına çıkacağı anlaşılmaktadır.

Daha vahimi 990 milyar TL'ye ulaşacağı anlaşılan bütçe harcamalarını inceleyen herkesin görebileceği üzere, bu harcamaların en az 80'i üzerinde tasarruf yapamayacağımız veya tercihte bulunamayacağımız zorunlu giderlerden oluştuğudur.

Şimdi bütçe rakamları ve muhtemel bütçe açıklardan sonra; bu sonuçla niye karşılaşıyor olduğumuza dâir, diğer verileri inceleyelim.

Yukarıdaki 4 aylık bütçe gerçekleşme rakamları ve öngörülerimizden anlaşılacağı üzere, Türk ekonomisi üretime dayalı sağlam gelir ve vergi kaynaklarından mahrumdur.

Türk vergi sistemi senelerdir çok kabaca toplam vergilerin %50'ni ithalata dayalı olmak üzere gümrük kapılarında ve kaynakta toplamakta olup, genel olarak da bütün vergilerin %70'ni halkın tüketimi üzerinden olmak üzere "dolaylı vergilerden" almaktadır. Çarpıcı bir örnek olsun diye ifade edelim ki, sigara ve alkolden alınan vergiler toplamı, 880.000 adet KURUMLAR VERGİSİ mükellefi olan şirketlerin ödediği vergilerden dâima fazla olmuştur.

Düşünsenize; 17 yıldır dış borç alıp ithalat yapmış, yaptığımız ithalat ve tüketim üzerinden vergi toplamış ve o vergileri de üretime yatırmadan, güzel güzel harcamış ve üç kat büyüdük diye de hava atmışız...

Şimdi ise düzenli bir trendi göstermeyen bir kaç olumlu veriyle sevinenlere gelelim; Türkiye'nin ithalatı azalıyor ve cari açıkta Mart ayında 589 milyon $'a ve yıllık açıkta 12,8 milyar $'a düştü diye seviniyoruz. Aynı şekilde Mart ayında sanayi üretimi de Şubat ayına göre %2,1 oranında arttı diye yine seviniyoruz.

Oysa ki, işsizlik arttıkça ve gelirler düştükçe perakende, beyaz eşya, mobilya, otomobil, konut, gıda ve diğer sektörlerde ise satışlar ve cirolar düşmeye devam ediyor. Bütün bunlar gösteriyor ki, üretime dayalı gerçek anlamda katma değer üretemediğimizden, vergi gelirlerimiz düşmeye devam edecek.

Yukarıda vurguladığımız vergi gelirleri rakamlarının da gösterdiği üzere, sanayimizin ve ihraç ürünlerimizin ihtiyacı olan ara malları ve hammaddeleri, bu alanlara yatırım yapmadığımızdan, ülke olarak biz üretemediğimizden ve senelerdir dış borçla ithalat yaptığımız için, ithalat azalınca ekonomi duruyor, vergi gelirleri azalıyor ve bütün alanlarda olumsuz "zincirleme reaksiyon" başlamış oluyor.

Bu tablonun zorunlu sonuç olarak doğurduğu finans, döviz, dış borç meselelerini ve birbirleri ile zorunlu ilişkilerini ayrıntılı olarak daha sonra anlatmamız gerekiyor.

....devam edecek...

Rubil GÖKDEMİR

Rubil GÖKDEMİR

  • Dolar/TL Kuru Neden Hareketlendi?
  • Demokratik Milliyetçiliğin Sınırsız Meşruiyeti !
  • Demokratik Meşruiyetin Kaynağı Olarak Milliyetçilik !
  • Uluslararası ve Milli Sömürü Çarkı Nasıl İşler?
  • Ekonomik Veriler Işığında Jeo-Politik Sıkışıklığımız!
  • Ekonomiye Bir Bütün Olarak Bakabilmek
  • Yanaşma Düzeni Nedir?
  • Ekonomide Yanaşma Düzeni Artık Sürdürülemez
  • Tanzim Satışlar Tiyatrosu
  • Can Yakıcı ve İntiharlara Yol Açan İşsizlik Rakamları
  • Tasarruf Oranı ve Yatırım Sarmalı
  • Allah Aşkına, İlimsiz ve Kitapsız Siyaset Olur Mu?
  • İstanbul'un Fethi
  • YSK Kararının Hukuka Aykırılığı
  • Siyasette Mehdi Aramak
  • Bütçe Harcamalarında Tasarruf Mümkün Mü?
  • Özel Tüketim Harcamalarının Ekonomik Büyüme Oranındaki Payı
  • İstanbul Seçimi Sonrası Ne Konuşacağız?
  • Ekonomik Krizden Nasıl Çıkarız -1-
  • Ekonomik Krizden Nasıl Çıkarız -2-
  • Ekonomik Krizden Nasıl Çıkarız -3-
  • Ekonomide Kurumsal Aptallığın Rakamsal Analizi
  • Yeni Siyaset ve Geleceğe Dair Hesaplaşmalar !
  • Son 20 Yılda Çizgimizi Bozmadan Hep Haklı Çıktık !
  • Size Göre Torba Yasa Teklifi Neden TBMM'de ?
  • Çıkış Yolu Sivil Siyaset ve Demokratik Hukuk Devletidir !
  • Faizleri Düşürmek Yeter Mi?
  • Bankalar Faizi Düşürüp, Kredi Hacmini Arttırabilir Mi?
  • Ekonomide Dehşet Manzarası
  • Hazinenin Bütün Öngörüleri İlk Altı Ayda Çöktü
  • Dolar TL'ye Karşı Değer Kaybetmeye Devam Eder Mi?
  • Yerli ve Milli Çözüm Teklifi
  • Cari Fazlası Bayramı(!)
  • Ekonomiyi Kurtaracak Babayiğit Bulundu Mu?
  • Hikayenin Sonunu Merak Ediyorum
  • Resmi Yalanlar
  • Kredi Hacmini Zorla Mı Artıracağız?
  • Kaçak Sigara ve PKK Payı
  • 17 Yılın Özeti
  • Türk Milleti Müstemleke Ahalisi Değildir!
  • SGK,TÜİK VE BDDK Verilerinden Çıkan Sonuçlar!
  • Yeni Finansman Mimarisi Arayışları
  • Sistemin İntikamı
  • Propagandanın Gücü İşte Böyle Bir Şeydir!
  • Enerji Dosyası
  • Öterse İyi Düdük!
  • İki Sektöre Faiz Kıyağı
  • İki Sektöre Faiz Kıyağı
  • Vatandaş İçin 2019 Yılı Bütçe Değerlendirmesi
  • Toplumsal Miras
  • Siyasette Millet Gücü
  • Mızrak Çuvala Sığmıyor!
  • Bu Ekonomi Nereye Kadar Gider?
  • Durum Bu!
  • 10:24

    Azerbaycan'ın Bağımsızlık Günü Kutlu Olsun

  • 15:01

    Suriye'de Kaybolan İdrak

  • 14:35

    SPK'dan 7 Bankaya Açığa Satış Yasağı

  • 14:19

    Azdan Az Gider, Çoktan Çok Gider!

  • 16:08

    Şehriyar'ın Şahsiyeti ve Şiirleri Konferansı

  • 14:28

    Sınır İlçelerimize Havan Saldırısı!

  • 12:29

    Cumhurbaşkanı Harekatın Durumunu Bildirdi

  • 11:40

    Barış Pınarı Harekatı

  • 09:11

    Lütfü Şehsuvaroğlu Hafta İçi Her Gün Türkiyem TV'de

  • 10:38

    Suat Ungan'ın Türkçenin Türklerden Çektikleri Kitabının 3. Baskısı Yayında